Yeni Soyadının Hikayesi
Elena Ferrante’nin Napoli Romanları serisinin 2. kitabını su içer gibi okudum desem yalan olmaz. Okurken nerdeyse Aşkı Memnu müzikleri çaldı durdu kafamda.
😼
Karakterler yirmili yaşlarının ortalarına doğru giderken ayrı ayrı olgunlaşıyorlar resmen. Aldıkları kararlarda hep aile travmalarından izler var sanki. Lila’dan nefret edip bir yandan empati de yaparken buldum mesela kendimi. Ben böyle bir ailede yetişsem Lila gibi güçlü davranamayacağımı düşündüm ama bir yandan da Lenu’ya yaptıkları için nefret ettim ondan! Nino desen adeta Firdevs Hanım’a benzemekten kaçan Bihter modunda kraldan çok kralcı oldu çıktı.☠️
🇮🇹
Gündemin bu kadar bok gibi olduğu stresli bir dönemde bu seri bana çok iyi gelmeye devam ediyor. Entrikalı bir hikayede saatte 100 km hızla sürüklenirken karakterlerin gelişimini psikolojik açıdan değerlendirebilmek hikayenin aslında dolu bir hikaye olduğunu gösteriyor bana. Elena Ferrante resmen yeni bir evren geliştirmiş, içine 746475757 karakter koyarak bizi önce manyak sonra da müptela etmiş halde🥴
🇮🇹
Kıssadan hisse, yer yer kitabı ilk fotograftaki gibi şaşkın şaşkın okuyarak yuttum gitti, araya başka kitaplar sokup biraz sakinleştikten sonra ben 3. den devam…Bu kitaba da 10 üzerinden 9 ⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️
🍕
#elenaferrante #benimakıllıarkadaşım #yenisoyadınınhikayesi #everestyayınları #okudumbitti #kitaptavsiyesi
Çölde Kutup Ayısı
Alkolizm temasından yer yer tetiklenerek yer yer fenalık geçirerek okudum desem yalan olmaz herhalde. Ara ara gözümde Shameless dizisi de belirdi.
Dimitri Verhulst’un daha önce Geç Kalan kitabını okumuştum ve yazara aşırı hayran olmuştum. Bu kitabı kişisel travmalarımdan ötürü anksiyete içinde okudum maalesef. Birkaç kadın düşmanı söylemi de midemi bulandırdı. Belki de işin ironisiydi ancak objektif bakamayacak kadar tetiklendim muhtemelen. Verhulst’a başka kitapları için sans vereceğim tabii ki.
Yaşamak
KİTAP ÖNERİSİDİR! 📚1 günde bitti🤯 O kadar sürükleyiciydi ve yer yer ağlattı ki, resmen okurken BU KADAR DA OLMAZ AMK diye bağırdığım yerler oldu. Bahtsız bedevi Fugui’nin hayat hikayesi, son zamanlarda okuduğum en sürükleyici roman sanırım. Yer yer üzse de aşıladığı umut da az değil doğrusu. Her şeye rağmen yaşamaya devam eden bu bedbaht adamı okuyun okutturun. #yaşamak #yuhua #neokudum #kitapönerisi
Bonzai
Alejandro Zambra’nın okuduğum 2. kitabı. (İlki #evedönmeninyolları idi) 2 kitapta da ilgimi çeken şey ;olayın en başında yazarın spoiler vermesi. Okuyucu psikolojisi çoğu zaman olay giriş-gelişme-sonuç şeklinde ilerlesin istiyor. “Sonunda ne olacak acaba?” diye bir merak duygusuyla kitabı okuyor. Karmaşık zaman sarmallarını da okumak keyifli elbette ama genelde filmin başında biri “katil Mahmut!” diyince keyifler kaçar ya, işte ondan!😆 Mesela aşk hikayesi nereye gidecek diye okurken karakter zaten ölecek diyor. Ben hemen “haydaaaa” diye gözlerimi bovling topu gibi deviredurayım aslında böyle olmasının da güzel tarafları yok değil. Bu sefer olay nereye varacak telaşesinden sıyrılıp kitabın ve karakterin duygusuna daha çok odaklandığımı hissettim. Bazen olayın gerçekleşmesindense nasıl gerçekleştiğidir ya, işte o şekil. Alejandro Zambra’yı bu tarzından ötürü sevdim, başka kitapları da okunur diyorum. 🍀🌲🌴
Psikolojik Sağlamlık
“Vulnerability” yani “yaralanabilir olmak” hakkında hiç düşünmüş müydünüz? Ben bu kitap sayesinde düşündüm, çok hoşuma gitti. Bir de terapistim kafama vura vura “her şey siyah ve beyaz değildir, griler de vardır” diyordu. Burada da değinilmesi doğru şeyleri çalıştığımı gösterdi.