“sen oradayken bu kalp bana fazla, bu kalp bana büyük, bu kalp bana ağır, al bu benim kalbim, sen uzaktayken, yanımda değilken yani, karanlıkta kalıyorum bunun yüzünden, sen olmayınca bu kalp, kalp değil yara oluyor bana, insanın kalbin de yara olmaz mı, olur elbette ama bu öyle değil, kalpte yara değil, kalbim yaranın kendisi oluyor, al bak bu kalbim senin olsun"
Bir kadını gerçekten sevmişsen kalbinden başka hiçbir şeyin kalmamıştır; aşk, evvela aklından başlayıp ne var ne yok her şeyini birer birer terk ettiğin uzunca bir yoldur. Bu yolda kalbinden başka ihtiyaç duyabileceğin hiçbir şey yok nasıl olsa. İhtiyacı bırak, aşk yolunda olanın kalbinden ötesi perdedir, yüktür. Aslında bir yerden sonra kalbi de yüktür ama taşımaya değer tek yük bu olduğundan, sevgiliyi içinde taşımanın hatırına kendi kalbine tahammül eder insan.