"Saraylar... Yanar tabii," diyor Adnan Abi. "Halkı fakir olan zalimlerin sarayları er geç yanar. Alev almamış tek bir saray yoktur dünyadą. Kimini gerçekten alevler sarar, yakar, kimi paçasından tutuşur yanar. Ama her saray mutlak yanar."
Nefret ettiğin eski sevgiliyle hesaplaşma umudu da aşkın bir halidir, o hal sürmesin, o halden eser kalmasın diye. Kendimi hâlâ öldüremedim diye.
Belki bir de, birini öldürmek nasıl bir şeydir, onu merak ettim diye.