…âdeta kendi yaptığım bir akıl hastanesinde yaşıyordum.Sentorları,nimfaları,satirleri,tanrı ve tanrıçaları,tüm o düşsel figürleri birer hastaymış ve ben onları analiz ediyormuşum gibi ele alıyordum.bir yunan ya da afrika söylencesini sanki bir akıl hastası bana hastalık geçmişini anlatıyormuş gibi okuyordum.
…Freud’la yazışmaya başlayarak kendi düşlerinin çözümlenmesinde Freud’un yardımını istedi.1906’da Jung da Freud’la iletişim kurdu.Aralarındaki ilişki fazlasıyla efsaneleştirilmiştir.Freud-merkezci söyleme göre Freud ve psikanaliz,Jung’un çalışmalarının ana kaynağıydı.Bu da Jung’un çalışmalarının yirminci yüzyıl entellektüel tarihinde bütünüyle yanlış konumlandırılmasına neden olmuştur.Jung bir çok kez buna karşı çıkmıştır.
Harika bir arkadaşım bana bir keresinde ünlü bir budist rahiple kısa bir zaman geçirdiğini söylemişti.Arkadaşım bu kutsal adama hayatta en önemli şeyin ne olduğunu hissettiğini sormuş.Cevabın başkalarına şefkat duymak olacağını düşünebilirsiniz ama rahip şöyle yanıtlamış:”Arkadaşlık etmektir.”Bu hayatta yapabileceğiniz en önemli şey kendinize iyi arkadaşlar edinmektir.
Ruhumuz,bedenimizden çok daha ilahi ve kapsayıcıdır.O bir yandan tahmin edebileceğimizden daha kırılgan bir yandan da daha güçlü olan harika,güzel,kocaman bir top gibidir.Muhteşemdir.Ruhumuz;Tanrı’nın,Yaradan’ın bir parçasıdır ve mükemmelliğin somutlaşmış halidir.