Hiç kimse, kendinden fazlasını göremez. Bununla demek istiyorum ki: Herkes başkasında, kendisi olabildiği kadarını görür, çünkü onu ancak kendi zekâsı ölçüsünde kavrayabilir ve anlayabilir. Bu zekâ düşük türden ise, tüm zihinsel yetenekler, en büyükleri bile, onun üzerinde etkide bulunamayacaklar ve o da bu yeteneklerin sahibini algılayamayacak, sadece onun bireyselliğindeki en düşük olanları, yalnızca kendisiyle ortak olan zayıflıkları, mizaç ve karakter eksikliklerini algılayacaktır. Kendisi için o kişi, bunlardan ibaret olacaktır. Aynı adamın daha yüksek zihinsel yetenekleri, onun gözünde, bir körün gözünde renklerin olabileceği kadar vardırlar. Çünkü, zihin sahibi olmayanın gözüne hiçbir zihin görünmez ve her değerlendirme, değerlendirilenin değeriyle, değerlendirenin bilgi ufkunun bir ürünüdür.
Sayfa 164 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
...sahip olduğumuz şeylere ara sıra, onu yitirdikten sonra gözümüze nasıl görüneceğini düşünerek bakmaya çalışmalıyız; üstelik bu her ne olursa olsun: Mülkiyet, sağlık, dostlar, sevgili, kadın, çocuk, at ve köpek; çünkü şeylerin değerini, ancak onları yitirdiğimizde anlarız.
Sayfa 151 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Çünkü gece her şeye ve herkese kendi kara boyasını sürer. Bu yüzden, uykudan önceki ya da geceleyin uyanık durumdaki düşüncelerimiz, bilindiği gibi kapkaradır, hatta korkunçtur.
Sayfa 149 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu