Pergen Han

Arkeologlar yiyecek üretiminin tarihini, o kazı yerinde bulunan karbonlu maddeleri radyokarbon testinden geçirerek saptarlar. Bu yöntem, hayatın her yerde bulunan bir yapıtaşı olan karbonun çok küçük bir parçasını oluşturan radyoaktif karbon 14'ün, çok yavaş bir şekilde bozunarak radyoaktif olmayan izotopu azot 14'e dönüşmesi esasına dayanır. Karbon 14 atmosferde kozmik ışınlar tarafından sürekli üretilmektedir. Bitkiler atmosferdeki karbonu alır, bu karbonun içinde bilinen ve neredeyse hiç değişmeyen oranda karbon 14 bulunur; hâkim izotop olan karbon 12'ye oranı aşağı yukarı bir milyonda birdir. Bu bitki karbonu, bitkileri yiyen otobur hayvanların, otobur hayvanları yiyen etobur hayvanların gövdelerinin yapıtaşlarını oluşturur. Bitki ya da hayvan öldüğü zamansa yapısında bulunan karbon 14’ün yarısı her 5700 yılda bir bozunarak karbon 12’ye dönüşür, sonunda yaklaşık 40.000 yıl kadar sonra geriye kalan karbon 14 miktarı çok azdır ve ölçülmesi ya da o şeye bulaşmış olan, yeni zamanlara ait karbon 14 içeren çok küçük miktarlardaki maddelerden ayırt edilmesi çok güçtür. Yani, bir kazı yerindeki maddenin yaşı o maddede bulunan karbon 14 un karbon 12'ye oranıyla hesaplanır.
Reklam
Evcilleştirilmiş pek çok hayvan ve bitki türü yaban atalarına göre biçimsel farklılıklar gösterirler: Örneğin, evcilleştirilmiş sığır ve koyunlar daha küçüktür, evcilleştirilmiş tavuk ve elmalar daha büyük, evcilleştirilmiş bezelyelerin tanelerinin kabukları daha ince ve daha düzgün, evcilleştirilmiş keçilerin boynuzları pala gibi enli değil, burgu gibi kıvrıktır. Böylece tarihi saptanmış bir kazı yerinde bulunan evcilleştirilmiş bitki ve hayvan artıklarını tanımak olanağı vardır ve bunlar o yerde ve zamandaki yiyecek üretiminin güçlü kanıtlarıdır.
Yiyecek bir kez depolanmaya başlanınca siyasal bir seçkinler sınıfı başkalarının ürettiği yiyeceğin denetimini eline geçirebilir, vergi alma hakkını elinde tutabilir, kendi karnını doyurma gereğinden kurtulabilir ve bütün zamanını siyasal etkinliklere harcayabilir.
İnsanlarda görülen farklı salgın hastalıklar, evcilleştirmeye elverişli yaban hayvanların ve bitkilerin çok olduğu bölgelerde baş gösterdi, bunun bir nedeni çiftlik hayvanlarının ve ürünlerinin varlığının nüfus kalabalıklığına kaynaklık etmesi, salgın hastalıkların da kalabalık nüfuslu toplumlarda varlıklarını sürdürmeleriydi; bir başka nedeniyse hastalıkların evcilleştirilen hayvanlardaki mikroplardan türemiş olmasıydı.
1700 lerde tüfekler Amerikan yerlileri ile başka yerli halklar karşısında Avrupalıları üstün duruma getiren başlıca silah olarak kılıçların yerini aldı. Örneğin, 1808'de Charlie Savage adlı bir İngiliz gemici tüfeklerle ve eşi görülmemiş bir amaçla donanmış olarak Fiji Adaları'na geldi. Savage tek kişi olarak Fiji'nin güç dengesini altüst etmeye kalkıştı. Pek çok serüveni arasında kanosuyla bir ırmağı izleyerek bir Fiji köyü olan Kasavu'ya gelip köyü çevreleyen çitin bir tüfek atımlık uzağında durarak savunmasız yerlilere ateş etmek vardı. Kurbanlarının sayısı öylesine fazlaydı, ki hayatta kalabilen köylüler cesetleri üst üste yığıp cesetlerin arkasına saklanmışlardı ve köyün kenarından geçen dere kandan kıpkırmızı olmuştu. Tüfekleri olmayan yerli halklar karşısında tüfeklerin ne kadar güçlü olduğunu gösteren sayısız örnek bulunabilir.
Reklam