Euripides

Euripides
@Peripetie
9/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2020 27. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 30 Mart 2020 04:34
Yıl 1905. Rus halkı sefalet içinde yaşamını sürdürüyor. Ülke çapında köylüler işledikleri toprağa sahip olamamaktan, işçiler ise yaşam ve çalışma koşullarından şikayetçi. 1905 yılında Rusya, Japonya’ya savaş açar. Japonya savaşı önde götürünce tüm büyük fabrikalarda grevler başlar, terör eylemleri yayılır. Çar, halktan koptuğunun farkında değildir. 22 Ocak 1905’te, Saint-Petersburg’da, Papaz Gapone önderliğinde 100.000 işçi, “Tanrı Çar’ı Korusun” marşı eşliğinde, Çar II. Nikolay’a dilekçe sunmak için saraya yürür. Silahsızlardır. Bu dilekçe, makul bir asgari ücret ve makul iş saatleri isteğini kapsar. Çar, vur emri verir. Yaklaşık 1000 ölü, 2000 yaralı... Bu olaya “Kanlı Pazar” adı verilir. Çar’ın amcası Grandük Sergey, Moskova valisi olarak devrimci gruplara karşı bir av başlatır. Kanlı Pazar’dan sonra iyice artan terör hareketleri, Grandük’ün suikastine yol açacaktır. Oyunumuzun ana kahramanı Ivan Kalyayev, Varşova’da doğmuştur. Şairdir. 1897’de girdiği Saint Petersburg Üniversitesi’nden protestolara girdiği için atılmış, Ukrayna’ya sürgüne gönderilmiştir. 24 yaşında Rus Sosyal Demokrat İşçi Partisi’ne katılıp, çok konuşup hiç eylemde bulunmadıkları için kısa sürede bu partiden ayrılmıştır. Lviv’e gidip Lemberg Üniversitesi’nde öğrenimine devam ettikten sonra, Berlin’de tutuklanıp Rusya’ya sürülmüştür. Varşova’da kısa bir hapislikten sonra Yaroslavl’a sürülüp, orada Boris Savinkov(Oyunda Borya Annenkov) ile tanışmıştır. Çok sevdiği ve tutkunu olduğu hayatın başkaları için daha güzel olması adına, kendi hayatını feda etmeyi göze alacak, Kanlı Pazar’dan bir ay sonra gerçekleşecek suikastın, 1917 devriminin yol göstericisi olacak 1905 devriminin en büyük kahramanlarından biri olacaktır. Grandük Sergey’in Bolshoi Tiyatrosu’na gittiği bir gün, arabaya bomba atılması
AdillerAlbert Camus · Can Yayınları · 2018960 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
10/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2019 66. kitabı
Yıl 1977, aylardan ocak. Fransa'dan gelen çocuk, Teşvikiye'deki baba evinde oturmaktadır. Kahve öncesi sigarasını yaktıktan hemen sonra, -Benim bir evim olması şart! isyan edişiyle birlikte bir ev arayışına girer. Kazancı Yokuşu, numara 40, daire 3'e taşınır. Sevgilisi Gizem Kız'ı da yanına alır. Yokuşta yaşarken çok fazla gözlem yapma şansı bulur. Yazma hastalığı olan Ferhan Şensoy, karakterleri birbirine asla benzemeyen bir yokuş dolusu insanı görünce bir "Kazancı Yokuşu" dosyası açar, gözlemlerini yazmaya başlar. Zaman geçtikçe dosyada çok fazla malzeme birikir. Romana dönüşmeye başlayan dosyasını yanına alır, bir otelde inzivaya çekilerek romanını bitirir. Yaşar Kemal ve ustası Haldun Taner'den de onay aldıktan sonra tamamladığı Kazancı yokuşu romanından hiçbir kazancı olmaz. Müthiş bir gözlemin, sokak ağzının ve samimiyetin romanıdır Kazancı Yokuşu. Üzerinde fazlaca düşünülmüş karakterlerin her birinin ağzından çıkan her söz insanın içini sıcacık eder, yokuşun her yerini avcunun içi gibi biliyormuş hissi uyandırır. Romanın çoğu karakteri o dönemde gerçekten yokuşta yaşamış insanlardır. "Reklamlarda oynayan çocuk", o dönemler bir blucin pantolon reklamıyla yokuştakilerin dikkatini çeken Ferhan Şensoy'dan başkası değildir. Hiç beklenmeyen o muhteşem son bölümünü de okuduktan sonra, benim için eşi benzeri olmayan ve tekrar tekrar yaşamak istediğim bir deneyim oldu Kazancı Yokuşu. Sen nabar la Yavuz?
Kazancı YokuşuFerhan Şensoy · Ortaoyuncular Yayınları · 2007627 okunma