Adalet Akgül

Adalet Akgül
@Perperik_
Doğrusunu söylemek gerekirse, farklılıklarımızı büyük bir hırsla vurguluyorsak, bunun nedeni açıkça gitgide daha az farklı hale gelmemizdir. Çünkü çatışmalarımıza, çok eskilere dayanan düşmanlıklarımıza rağmen, her geçen gün farklılıklarımızı biraz daha azaltıyor ve benzerliklerimizi biraz daha çoğaltıyor.
Reklam
Ama balkonunun altında bir limuzinle doğmamış olan herkes, kurulu düzeni sarsma arzusu duyan herkes, yozlaşmaya, devlet zorbalığına, eşitsizliklere, işsizliğe, gelecek endişesine isyan eden herkes, çok çabuk değişen bir dünyadaki yerinin neresi olduğunu bulmakta zorlanan herkes İslamcı hareketin etkisine kapılıyor. Orada hem kimlik ihtiyaçlarını, bir gruba dahil olma ihtiyaçlarını, maneviyata olan ihtiyaçlarını, fazlasıyla karmaşık gerçekliklerin basit biçimde açıklanmasına olan ihtiyaçlarını, hem de eylem ve başkaldırı ihtiyaçlarını gideriyorlar...
“Fakat mutluluk ve neşe insanı nasıl güzelleştiriyor! Yürek sevgiyle nasıl da kaynıyor! Sanki kendi yüreğini alıp bir başkasının yüreğini dökmek istiyorsun, herkesin neşelenmesini, herkesin gülmesini istiyorsun. Mutluluk nasıl da bulaşıcı!”
Yürürken o bakışını bırakma, kasketin gibi kendine ekle onu. Dağılan bir kuş kanadı gibi sarsın alnının arkasını. Patikalarda büyüyen hışırtılar gibi yüreğinde büyüt onu. Ayın savurduğu sessizlik gibi içine savur onu. Tut elinden o bakışını. Çeşmeye götür, su içir ona. Çıkınını aç, peynir ver ona. Dağlara taşı, rüzgarı göster ona. Yaşarken o bakışını bırakma. Yılların hazinesi gibi öfkenin sandığında sakla onu. -Ülkü Tamer