Umut

gözleri beni izlerken beklentiyle ışıldıyordu. bana bu kadar çok inanıyordu! ve bunun düşüncesi gücüme güç katıyordu.
Reklam
huzurlu bir köleliğin mutluluğundansa özgürlük içinde sıkıntı çekmeyi yeğledi.
sevecenlikle karşılaşmayalı o kadar uzun zaman geçmişti ki yüreğim yumuşadı ve o andan başlayarak hoşnutlukla onun gönüllü kölesi haline geldim.
ama korkuyorsun, korkuyorsun. yaşamak istiyorsun. içindeki yaşam ne pahasına olursa olsun yaşayayım diye çırpınıyor, bu yüzden de en güzel düşlerine sırt çevirerek bütünüyle acınası o küçük ilkene karşı günaha girerek ve eğer bir cehennem varsa ruhunu dosdoğru oraya yönelterek aşağılık biçimde yaşıyorsun.
sanki bütün yaşamları boyunca mikrop kapar gibi zulüm ve kötülük kapmışlar ve yaşarken sevilmedikleri gibi sonunda da sevgisiz ölüyorlar.