Tanıklık yapar mı şimdi o yatak
Ne bileyim perde işte, halı, yastık, karyola
Sır verir mi evlerin karanlık köşeleri
Konuşur mu duvarlar, ahır içleri
Bir tanık istiyorsan iyi bak gözlerime...
"Sus" diyordu "sus"
Üstümde ağır gövde, çırpınan iki bacak
Öyle cılız, öyle güçsüz, öyle zavallı
Tükenmiş nefes nefes, "sus" diyordu "sus"
"Yol olanın yolcuları çok olur."
Ne bayramlar sevincimin sabahı
Ne bir hayal yarınlara hevesli
Ne ilk aşk hatırası kalbimin bir yerinde
Ne çocuk oldum, ne genç kız
Hiçbir şeydim hiçbir şeyin içinde
Bir babanın altında bir cesettim bay hâkim
Bir tanık istiyorsan iyi bak gözlerime...
Suna Aras
İstanbul'da bir mahkemede yaşanan konuşma şudur: Baba diyor ki, "Hâkim bey, bahçenize diktiğiniz ağacın ilk meyvesini başkasına verir misiniz?" İnanabiliyor musunuz?
Artık bu kötü gidişe son vermeliyim. Kızmayın bana. Bunu, yalnız kalmamak ve sonsuzluğa karışmak için yapacağım. En çok da yalnız kalmamak için. Çünkü daha fazla yalnız kalırsam, bu yalnızlık çok şey yaptırır bana. Bu yüzden yalnızlığı öldüreceğim ve yaşadığım kötülüklerden hiçbiri kalmayacak bende.
Mağdur çocuk, 2016
İnsanlar bir vasiyet bırakır, değil mi? Benimki de şu: Ailemi istemiyorum, cenazeme gelmesin. Hayatımda en çok kötülüğü onlardan gördüm. Hiçbiri zor günümde yanımda olmadı.
Mağdur çocuk, 2016