Toplantı salonu artık her ağzın bir çığlık, her gözün bir şimşek, her yüzün bir buruşturma, herkesin bir duruş olduğu geniş bir arsızlık, neşelilik kazanıydı.
Gand'da bizimde bir çılgınlar başkanımız var. Bakın biz nasıl yapıyoruz: burda olduğunu gibi bir kalabalık toplanıyor. Sonra sırayla, herkes başını bir delikten geçiriyor, öbürlerine yüzünü buruşturuyor. En çirkin yüz buruşturmayı yapan, herkesin alkışlarıyla papa seçiliyor. İşte bu çok eğlencelidir.
Savaş kötü bişi' oldu'u için savaşı sevmeyen, barış fıstık gibi bişi' oldu'u için barışı seven, pazar akşamları akordiyonda Ninisinin Köpoğlusu çalarken meydanlarda fenerlerin altında dans etmeyi seven biri olması yetmez miydi?