Zift tüküren, is soluyan
Bu kara sisin içinde kaybolmuş rengarenk ruhların
Ve hacimsiz bir karanlığın içinde
Tanrılara ulaşmadan sesleri kısılmış
Binlerce yıldır küfreden, küf tutmuş ağızların çığlıkları
Biliyorum, faturaları ödemem gerek
Saat kaçta kapanıyor insan kasapları?
Ah, bırak katlanayım, el pençe divan: değer, Senin özgürlüğünün tutuklu yokluğuna;
Her mihnete sabreder, her azara baş eğer, Incittin diye hiç suç yüklemez bile sana.