Yaşlı bedeni koltuğa mahkum olan Akakyeviç, toplumun hiyerarşisinde ezilmiştir. Paltosundaki yırtık yaşantısını temsil eder, öylesine eski, öylesine yıpranmış. Kendi devrimi omuzlarına aldığı paltoyla yapmıştır. Fakat paltosu çalındığında, kaderi de sökülür; geriye yalnızca geceleri sokaklarda paltoları arayan solgun bir siluet kalır.
George, toplumun ve ailenin baskısı altında ezilmiş bir böceğe dönüşmüştü. Etrafındaki insanlar, ondan yalnızca kazanç umuyor. Ona bir amaç uğruna katlanıyorlardı. Amacını yitirip böceğe hapsolduğunda, artık hiçbir işe yaramıyor, sevgiden ve değerden yoksun bir varlık hâline büründü.
Öfkeyle dişlerimi gıcırdatıp duracak olsam da, utançtan aylarca geceleri gözüme uykumu girmeyecek olsa da, o sırada içten ve samimi bir davranış gösterirdim. Huyum böyleydi işte.
Yeraltından NotlarFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025159,3bin okunma
Kontes, gençliğin ve lekesiz güzelliğin sırrını kurbanlarının kanında bulduğuna inanırdı. Bakirelerin acıyla yoğrulmuş çığlıkları, onun kulaklarında uğursuz bir melodiye dönüşürdü; en çok da kanla dolup taşan küvetinde, elindeki kadehten o koyu kırmızı iksiri yudumlarken.
İnsanlığın yüz karasıyım; ahlaksız zihnim susmuyor, kendi düşüncelerimde boğuluyorum. Uzatılan elleri göremiyorum, geri çekilmişler; insanlar bana sırtını dönmüş, yalnızlığım içimde sessiz bir boşluk gibi büyüyor. Lotte, senin varlığın hem tek tesellim hem de en derin acım; yokluğun kalbimde bir yangın.