Herkese Merhabalar Sevgili Kitap DostlarımBugün size Nazan Arısoy’un kaleme aldığı “Piraye’de Nazım Olmak” eserini anlatacağımPiraye’nin dilinden Nazım Hikmet... Bir insan bu kadar mı çok sever diyeceksiniz her satırda, Nazım Hikmet’i severim özellikle şiirlerine bayılırım, en sevdiğim şiir bile Nazım Hikmet’e aittirfakat gerçekten böylece güzel seven bir Kadın bunu mu hak etti diyemeden geçemeyeceğim. Piraye’nin aşkı belkide Nazım Hikmet’e fazla geldi ben böyle açıkladım, Piraye’ye gerçekten kızdım kitabı okurken çok sinirlendim, bence sevilmediğini anladığı an gitmeliydi ama kalıp acı çekmeyi Nazım Hikmet’in yaşadığı aşkları izlemeyi tercih etti. İnsan bir kere sever tâbiri Nazım Hikmet’e göre değil bunu okurken anlayacaksınız. Nazım Hikmet şiirlerinde ne kadar başarılıysa aşk hayatında da bir o kadar başarısızmış bence çünkü aşk demek birbirini tamamlamak ve karşında kendini bulmaktır, Nazım Hikmet bence kendini bulsaydı yani gerçek aşkı!! bu kadar arayış içinde olmazdı. şiirlerini sadece bir kişiye atfeddiğini düşünmüştüm fakat yanılmışım:( Nazım Hikmet’in dediği gibi.
-“Bir gönülde iki sevda olmaz, yalan olabilir.” O bir gönüle kaç sevda sıkıştırmaya çalıştı acaba? Piraye’nin aşkı ailesini karşısına alacak kadar çok, evladını yalnız bırakacak kadar çaresizceymiş...
- kimseyi gözünüz kör olacak kadar sevmeyin... Kendinizi yok etmeyin... Unutmayın ki bu dünyada bir tane sizden var...( Naçizane fikrim)
- Kitabı gerçekten sinirli sinirli yorumladım ama içimden geldiği gibi ve okuduklarımı sizlere aktarmaya çalıştım.
Alıntı: ”Tıpkı senin bahşettiğin gibi ben de seni, senin hudutlarının dışında seviyorum..”
”Ruhundan kâğıda damlayan hâlâ ben miyim?
”Bir Gönülde İki Sevda olmaz, yalan olabilir.”
”Korkakça yaşamak