Evim yandığından beri
Ayı daha net görüyorum.
İçime düşen tüm cennetlere bakıyorum.
Ellerimle tuttuğum cennetler gördüm, fakat bıraktım.
Tutamadığım sözler gördüm.
Azaltamadığım acılar…
İyileştiremediğim yaralar…
Dökemediğim gözyaşları…
Kederlenemediğim ölümler gördüm.
Karşılık veremediğim dualar…
Açmadığım kapılar…
Kapatmadığım kapılar…
Geride bıraktığım sevgililer…
Ve yaşamadığım hayaller…
Kabul edemediğim,
Bana sunulanların hepsini gördüm.
Arzu ettiğim, fakat asla almadığım mektuplar gördüm.
Olabileceklerin tümünü gördüm,
Fakat asla olmayacak…
Hortumunu yukarı kaldırmış bir fil
Yıldızlara bir mektuptur.
Balinanın suda sıçraması denizin dibinden bir mektuptur.
Bu imgeler hayallerime bir mektuptur.
Bu mektuplar sana olan mektuplarımdır.
Kalbim pencereleri yıllardır açılmamış eski bir ev gibidir.
Fakat şimdi pencerelerin açıldığını duyuyorum.
Her şeyi hatırlıyorum.
Fakat geride bırakılanları hiç hatırlamıyorum.
'Sebebi sebebin yokluğundadır'
Bunu hatırla
Ve siyah güllerin ülkesinde
Suları geçip ölülerini arayan adamların
Artık olmayan siyah gülleri hatırlamasından
Daha hüzünlü olan duayı.
Bir kayığın incelen ve suya kavuşan duasını.
Taşlar
Kuyudan çekilen sesin taş olduğunu orada.
Kadim
Kadim
Hep kadim olan
Hep var olan
Elbette yazılacaktır.