Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
(Dişi Kurdun Rüyaları için)
Aytmatov'un mezar taşında yazan bir cümle geçer romanda. "Adamga baarınan kıyını-kün sayın adam boluu / İnsan için hepsinden zoru, her gün insan olması..."
Aytmatov, o yıllarda yaşından büyük sorumluluklar üstlenmiştir. Onlardan birisi ise çok feci bir vazifedir: ölüm tebligatı. Aytmatov, vermek zorunda kaldığı bu kara haberleri şöyle anlatır: "En korkuncu bu kara kâğıtları aile yakınlarına dağıtmaktı. Kara kâğıt, kara haber celbi, tarafımdan teslim edilmek zorundaydı... Sessizce okuduğum kelimeleri Kırgızcaya çeviriyordum... Ben kâğıdı verirdim, 'sakla' derdim ve sonra annelerin ezik bir ağlama sesi, derin bir çığlık olarak aniden çıkıverirdi. Çırpınan, hıçkıran ve sonra uzun, bitmez, sonu gelmez kederli bir ağlama ile patlardı. Dünyaya getirilip büyütülen ve sonra da o hayata veda eden bir evlada karşılık olarak verilen, bu kâğıt parçası mıydı?"
...o sevmek dediklerini bi tek ihtiyar dedemin ellerinden duymuşum bi de Yalçın'ın dilinden lakin onun dilini anlamamıştım esasında o sevmek işte bi
türküymüş demek ak saçlı bi dedenin türküsü bi çaresiz ihtiyarın çatlak sesiymiş.
Yalçın nerden bilsin?