Mustafa'nın ölümünün ardından Sultan Süleyman'a karşı olanlar, oğlu Bayezid etrafında bir araya geliyor. Aslında ister istemez Rüstem Paşa ile de aynı safta yer alıyorlar. Anlaşılan o ki ölümler yeni düşmanlar yarattığı gibi bazen düşmanları da aynı tarafta bir araya getirebiliyor.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Mısır halkı için Kavalalı Mehmed Ali Paşa, imparatorluktan ayrılarak ulusal kimlik bilincine ulaşmanın sembolü olmuştur. Bulgarlar için aynı sembol, üstelik daha öncesinde, Pasbanoğlu Osman Paşa olacaktır.
Avrupa devletlerinin kaleleri, daha düzenli ve planlıdır. Örneğin Temeşvar Kalesi, Osmanlı yönetiminde oldukça sade bir yapı iken, 1716'da Avusturya'nın eline geçtikten sonra, son derece güçlü bir özelliğe kavuşur. Aynı şekilde, Karadeniz'in Kuzeybatı kıyısındaki Hocabey şehri, Rusya'ya geçip Odessa olduktan sonra, bambaşka bir görünüme kavuştu.
II. Selim'in Ayasofya'da mozaikleri, ok talimi için kullanmasına benzer bir davranış biçimini Fatih Sultan Mehmed göstermiştir. O da meşhur, bugün üst kısmı olmayan Yılanlı Sütun'a şeşper atışı yapmıştır. Bir topuzdur şeşper. Hatta padişahın bu topuz fırlatışını gösteren minyatür vardır. Ama tabii bugün gibi düşünmemek lazım. Bir ikonoklastik hareketle adam, gücünü karşı taraf için önemli olan bir şeye saygısızlık yaparak gösterir.