İçtenliğin temeli eşitliktir. Ama kadınla münasebetimizin her anında kendimizi benliğimizin derinliklerinde yetersiz, üstün ve/veya suçlu hissediyorsak bu eşitliği nasıl sağlayacağız? Yetersiz, çünkü aslında içten içe kendi efsanemize inanmıyoruz; üstün, çünkü kendimizi efsanemizle kandırmak istiyoruz; suçlu, çünkü kadını sürekli hor görerek onun bizim imajımıza verdiği desteğe ve bize duyduğu hayranlığa olan bağımlılığımızı inkar ediyor, kendimizi ondan üstün görerek ise bu inkarımızı hasır altı ediyoruz.