“Bir alıntı gibiyim ey büyük göz!
Sana sancımı sakınganlıkla veriyorum:
Beni bir özenle bozuk yazın
Bozuk yazın sinekler, masanın ayakları
Kutuplar, enlem ve boylamlar
Hayat ve ötesi, tohum ve güneş
Bozuk yazın beni ey büyüklüğüm
Çünkü beni uyandırın
Varıp kuş üzümü nedir anlayacağım
Böyle buyurdu ağzım
Benden önce konuştum.”