Hoppipolla

Hoppipolla
@Pierrow
Ben İsanın ellerini çivileyen çekiç kadar günahkarım,Tanrı bunu affeder.
38 okur puanı
Ekim 2020 tarihinde katıldı
Uyumaya Gidiyorum Çiçeklerin dişleri, çiylerin saç filesi, Elleri şifalı otların, Sen, mükemmel ıslak hemşire, Hazırla benim için dünyevi çarşafları Ve kuştüyü yorganını yolunmuş yosunların. Uyumaya gidiyorum hemşirem, Yatağa yatır beni. Baş ucuma bir lamba koy; Bir yıldız kümesi; ya da nasıl istersen; Her şey olur; birazcık kıs ışığını. Yalnız bırak beni: Duyuyorsun tomurcukların yarılıp açıldığını…. Göksel bir ayak sesi sarsıyor seni yukarıdan Ve bir kuş çiziyor bir izleği senin için. Öyleyse unutacaksın….. Teşekkürler. Ah bir isteğim var senden Eğer o adam telefon ederse yine Söyle ona gittiğimi, Bir daha aramasın…
Şiir
Reklam
UYKUSUZ AŞKIN GECESİ Üstümüzdeydi gece, dolunay vardı, sen gülmüştün ben başlayınca ağlamaya. Bir tanrı gibi bakıyordun tepeden Gözyaşlarım bir zincirdi güvercinlerden, anlardan. Altımızdaydı gece. Acının kristali, ağladın derin uzaklıklar boyunca. Bir salkımdı acım cançekişmelerden senin kırılgan kum yüreğinin üstünde. Sürükledi yatağa ikimizi şafak, dayadık ağzımızı buz kesmiş bir kan fıskiyesine sonsuza akan. Girdi güneş içeri kapalı balkondan ve uzattı dalını yaşamın mercanı kefenlenmiş yüreğimin üstüne. Federico García Lorca
Şiir
MEKTUP SONESİ İçimdeki aşkım benim, yaşayan ölümüm, boş yere bekliyorum yazdığın sözcükleri, ve düşünüyorum da, solan çiçeklerle, yitiririm seni yaşarsam kendim olmadan. Ölümsüzdür hava, taş devinimsiz, bilmeden gölgeyi, sakınmadan. İçteki yürek gerek duymaz, ayın döktüğü donmuş bala. Ama dayandım ben. Tırmaladım damar tellerimi, kaplan ve güvercin, belinin üstünde, ak zambaklarla ısırıkların düellosu. Doldur, o zaman, sözlerinle çılgınlığımı ah, bırak yaşayayım dinginliğimde ruhun gecesi her zaman karanlık.
Şiir
Bu sabah böylesi etekleri güneş bulutları bile sunamazdı. Ne de paltosunun arasından öyle muazzam çiçeklenen Kırmızı kalbiyle ambulanstaki o kadın – Bir armağan, bir sevda armağanı Mutlak istenmemiştir Bir gök tarafından, Solgun ve yalazlanarak Tutuşturur karbonmonoksitlerini, gözlerde Donuklaşıp durdurulur melon şapkalar altında. Ah Tanrım, neyim ben Ki bu geç ağızlar çığlıkla açılır Bir ayaz ormanda, belemirlerin şafağında. [1962]
Şiir
Geçmiş bir kabuk değil yine de değişim sürüyor Özgürlük. Bir kere değildir, dışarı çıkmak Samanyolu’nun altında, ışık ırmaklarını karanlık kırlarını hissederek- özgürlük her gündür, kaçınılmaz olarak düzyazıdır, rutindir hatırlayarak. Lime lime yıldızlı dünyaları birleştirerek. Kaybolan tüm koleksiyonlardan. The past is not a husk yet change goes on Freedom. It isn’t once, to walk out under the Milky Way, feeling the rivers of light, the fields of dark– freedom is daily, prose-bound, routine remembering. Putting together, inch by inch the starry worlds. From all the lost collections.
Şiir