Sokrates’e göre, İnsan ilkin erdemin bilgisini elde etmelidir;ondan sonra kimsenin isteyerek kötülük yapamayacağından, Erdemli olmaktan başka bir şey elinden gelmeyecektir .
Süreç Sokrates’in konuşmacılardan birine bir soru sormasıyla başlar.(örneğin , adalet nedir?) Bir tanım verildikten sonra , Sokrates konuşmacıya birinci yanıtın açıkça tersi olan bir önermeyi onaylatır. O zaman konuşmacı, başka bir tanım önerir. Bu gerçeğe daha yakındır ama yine de Sokrates tarafından yanlışlığı gösterilir. Bu süreç kabul edilebilir bir tanıma varılıncaya ya da tartışmayı daha fazla ilerletmenin bir yararı olmayacağı hissedilinceye kadar belki üç kez tekrarlanır . Bu onun Atinalı dostlarının cahilliğini göstermek için uygulandığı, izleyicileri tarafından taklit edilen tekniği olup kendisine birçok düşman kazandırmıştır.
Kitaba büyük bir ilgi ve heyecanla başladım ama doğrusu umduğumu tam olarak bulamadım. Genel eleştiriler fena değildi ama alternatif yolu biraz daha detaylandırmasını, bir ekol ortaya koymasını hiç değilse birkaç vakayı enikonu anlatıp incelemesini bekliyordum ama bunları bulamadım. Manevi yönelimli psikolojik danışma ya da dokuz katlı insan kitapları bu alanla alakalı daha geniş ve doyurucu kitaplardı bence . Yazar, bütün kalbimle katıldığım psikanalizdeki zorlamalı ve kültürü hiçe sayan sözde evrensel olduğu iddia edilen kurama ve bazı projektif testleri değerlendirirkenki kendi yolumuzu bulamayışımızdaki gerçekliğe çok güzel parmak basmış . Danışanımızla çalışırken aklımızın ve kalbimizin rehberliğini elden bırakmamamız gerekir. Okunabilir ama beklenti çok yüksek tutulmamalı