En önde, başları çevreli atlarıyla, gelin faytonu, en arkada Yeni Dünya'yı taşıyan araba gidiyordu. Bir sürü çocuğun arasında, birkaç avuç kuru otun üstünde uzanan ölünün, sarsıntıyla kilimden dışarı fırlayan başı, tekerlekler taşlara çarptıkça arabanın yan tahtalarına vuruyor, saçları kuru otlara ve samanlara karışıyordu.
Kısa kısa hikayeleriyle her karakterine ayrı ayrı bayıldım akıcı anlaşılır bir kitap.Sabahattin Alinin kalemine sağlık.