Bir kahve uygulamasından e-posta geldi, ‘ Kahvenizi alırken sıra beklemeyin, önceden sipariş verin’ diyordu.
Ama ben kafeye gittiysem, sıraya girmek - bazen uzun, sinir bozucu olsa da- aslında deneyimin bir parçası değil mi? Her şeyin optimum hızda gerçekleşmesini isteyerek hayattan çok şey kaçırmış olmuyor muyuz sahiden? Hızlı olmayı ben de seviyorum, hep büyük şehirlerde yaşamış biri olarak saniyelerin ve dakikaların öneminin farkındayım. Yine de çoğu durumda hızın bizi felakete sürüklediği, zihin sağlığımıza zarar verdiği doğru. O yüzden bu teklife sırtımı dönüyorum. Hayatın şartlarından biri olan sabrı deneyimlemek için sırada beklemek üzere.