Hırs insanı şan ve şöhretten daha çok sarhoş eder; arzu her şeyi yeşertirken sahip oluş soldurur; hayatı yaşamaktansa düşlemek yeğdir, kaldı ki yaşamak da bir bakıma hayatı düşlemektir.
Daha sonra, annemin yokluğu daha acı şeyler öğretti bana: İnsanın yokluğa alışabileceğini, artık acı çekmemenin insanın benliğini akıl almaz derecede sığlaştırdığını ve aşağıladığını.
Duyuların arzuları bizi şuraya buraya sürükler, ama sonra ne kalır elinizde? Vicdan azabıyla zihinsel israf. Neşe içinde çıkar, çoğu kez üzgün döneriz, gecenin hazları sabahı kedere boğar. Aynı şekilde duyuların mutluluğu da önce hoşa gider, ama sonunda incitir ve öldürür.