Üzgünken sıcacık yatağımıza girip her türlü çaba ve direnişten vazgeçerek örtüyü başımızın üzerine kadar çekmek, kendimizi tamamen bırakıp sonbahar rüzgarındaki ağaç dalları gibi inlemek hoştur. Ama cennetten çıkma rayihalarla dolu, daha da güzel bir yatak vardır. O da tatlı derin dostluğumuzdur.
Kalbim üzgünken, üşümüşken onu tir tir titrer halde bu yatağa yatırırım. Düşüncemi bile sıcak sevgimize gömer, dışarıdaki hiçbir şeyi algılamadan, kendimi artık savunmak istemeyerek, savunmasız, ama mucizevi sevgimiz sayesinde bir anda güçlenerek, yenilmez halde hem derdime ağlar, hem onu kapatabileceğim güvenli yer olduğu için sevinç gözyaşları dökerim.