Kırılma noktaları icat etmek.
Haritalar nasıl böyle bağlanıyor?
4001 den insan beyninin tam kapasiteyle çalışmaya başladığı devir. Her şey mükemmelliğe evriliyor, uyuklanmasına izin verdiğimiz her şey... Hafıza da dahil olmak üzere. Bunun mantıksal sonucu her şeyi hatırlamak, bu da acıyla duyarsızlaşmış bir hafıza demek. Hafızasını kaybeden adamlara dair onca hikayeden sonra işte unutmayı unutan o adamın hikayesi. Doğasında ki bir gariplik nedeniyle bu durumuyla övülmek yerine ve kendi gölgesini bu geçmişin insanlarını küçümsemek yerine merakla ve merhametle yaklaşıyor. Geldiği dünyada, hayal kurmak bir resimden etkilenmek, müzikle duygulanmak; ancak uzun ve acılı bir tarih öncesi döneme ait olabilir. Anlamak istiyor, zamanın bu zaaflarının haksızlık olduğunu düşünüyor ve bu haksızlığa, Che Guevara gibi 60'ların gençliği gibi kızgınlıkla tepki veriyor. O zamanın üçüncü dünyalısı. Onların kendi zamanlarındaki yoksulluğa katlanmamış olması gibi.
O da mutsuzluğun bu gezegenin geçmişinde var olmuş olmasına katlanamıyor. Doğal olarak başarısızlığa uğrayacak yoksul bir ülkenin sefaleti, zengin ülke çocukları için ne kadar hayal edilemezse, keşfettiği bu mutsuzluğu kavrayabilmesi de o kadar zor. Ayrıcalıklarından vazgeçmeyi seçiyor ama bunu seçebilme ayrıcalığına sahip olması konusunda yapabileceği bir şey yok. Yardımı dokunabilecek tek şey, tam da onu bu absürt araştırmaya itmiş olan şeyi Mussorgsky'nin bir şarkı serisi 40.yy'da da hala söyleniyorlar. Ama artık anlamlarını yitirmişler. Ve işte ilk defa onu dinlerken yavaş yavaş içine doğru çekilmek olduğu bu şeyin hüzünle ve anımsamakla ilgisi olan ve daha önce anlayamadığı o şeyin varlığını hissediyor...