Pinhan

Pinhan
@PinhanAsli
YouTube= youtube.com/@pinhanasli?si=... Twitter = twitter.com/PinhanAsl?t= Sana da öyle gelmiyor mu? Nosce te ipsum... Memento Mori..
Evren
Dünya
23 okur puanı
Eylül 2020 tarihinde katıldı
Bir insanın karakterinin gelişimini belirlenen etmenlerin -bünyesiyle ilgili etmenler dışında- anlaşılması için, işe bu insanın annesiyle kurduğu ilişkiden başlamak gerekir.
Reklam
Pek çok insan potansiyel olarak akla ve gerçeğe yönelik bir tutku besler. Bu potansiyeli hayata geçirmeyi zorlaştıran husus ise cesaret gerektirmesidir ve bu cesaret de insanlarda nadiren görülür. Burada sözünü ettiğimiz, özel türde bir cesarettir. Öncelikli olarak kişinin hayatını, özgürlüğünü veya malını tehlikeye atma cesareti değildir bu. Her ne kadar bu nadir görülen bir cesaret türü olsa da bizim konumuzun kapsamına girmiyor. Akla güvenme cesareti tecrit edilmeyi veya yalnız kalmayı göze almayı gerektirir ve bu tehdit çoğu insan için yaşama karşı tehditten daha katlanılmazdır. Ne var ki gerçeği arayış, doğası gereği, arayan kişiyi tam da bu tecrit olma tehlikesiyle karşı karşıya bırakır. Gerçek ve akıl, sağduyunun ve kamuoyunun görüşlerinin karşısında yer alır. Çoğunluk işine geldiği gibi her şeyi kılıfına uydurur ve olanlara dair yüzeysel görüşlere sarılır. Aklın işleviyse bu yüzeyin ötesine geçip onun ardında saklı olan öze ulaşmaktır; madde ve insanı harekete geçiren güçleri nesnel olarak, yani arzularımız ve korkularımız tarafından yönlendirmeden zihnimizde canlandırmaktır. Bu çaba içindeki insanın, gerçeklerden rahatsız olan ve rahatsız edene nefret duyan kişilerin küçümseme ve alaycılığına dayanıp kendi yoluna gidecek cesarete ihtiyacı vardır.
Psikoloji
Bilinçsizliğin gecesinden hayata uyandığında irade kendisini sonsuz ve sınırsız bir dünyada, hepsi mücadele eden, hepsi acı çeken, biteviye yanılıp sükutu hayale uğrayan sayısız fert arasında bir fert olarak bulur; ve sanki sıkıntılı, eziyet verici bir rüyaymış gibi derhal gerisin geri eski bilinçsizliğine koşar. Yine de o zamana kadar arzusu sınırsız, taleplerinin sonu gelmezdir ve her tatmin edilmiş arzu bir yenisini doğurur. Bu dünyada imkan dahilinde olan hiçbir tatmin onun şiddetli arzusunu dindirmeye, taleplerinin önüne nihai bir hedef koymaya ve yüreğinin dipsiz kuyusunu doldurmaya kifayet etmez. Bu çerçeve içerisinde şimdi düşünelim, hangisi olursa olsun bu tatminlerle genel olarak nedir insanın eline geçen? Çok kere her gün bitip tükenmez çaba ve sürekli tasa ile sefalet ve ihtiyaç ve kapıda bekleyen ölümle boğuşarak zorla elde edilen bu hayatın safi sürdürülmesinden başka hiçbir şey. Bu hayatta her şey dünya mutluluğun boşa çıkmaya yahut bir vehim olarak anlaşılmaya yazgılı olduğunu ilan eder. Bunun sebepleri derinlerde, bizzat eşyanın tabiatında yatar. Dolayısıyla birçok insanın hayatının kısa ve sıkıntılarla dolu olduğu görülür. Nispeten mutlu olanlar da çoğu kez sadece görünüşte mutludurlar, eğer değilse, uzun ömre sahip olanlar gibi, bunlar nadir istisnalardır; (kuş yakalamada kullanılan) çığırtkan kuşlar gibi bunların mümküniyetinin de hesap dışı bırakılması icap ederdi.
Hayat ve Ölüm - Hüseyin Rahmi Gürpınar Seslendiren - Akın Altan. youtu.be/Kb1fmqWbkvM
Hayat