Kitap 18. yüzyılın ilk yarısında Osmanlı'nın ve Konya'nın sosyo-ekonomik durumunu konu almaktadır. Kitabın başlarında genel olarak Osmanlı döneminden bahsedilmiş daha sonra da Konya ele alınmıştır. Tarih derslerinde 18. yüzyılda Osmanlı dönemini görmekle birlikte ayrıntı diyebileceğimiz ama aslında bir devletin, kültürün izlerini taşıyan sosyal hayata dair bilgilerle eğitim hayatımda pek karşılaşmamıştım. Kitap siyasi olaylardan soyutlanmış bir şekilde dönemin Konya'daki yönetim, eğitim , ekonomi, nüfus gibi faktörlerine ayrıntılı bir şekilde değinmiş daha sonra ise Konya özelinde özellikle şeriyye sicilleri delil gösterilerek Osmanlı'da evliliğe rıza, kadınların haklarını savunmaları imkanı bulunduğu gibi konulara değinilmiştir. Benim kitapta en çok dikkatimi çeken bu nokta olmuştur. Her ne kadar Osmanlı tarihi kitapları okumuş olsamda Osmanlı medeniyetinin dünyaya örneklik teşkil edebilecek bir medeniyet olduğunu bilsem de o dönemi düşündüğümde özellikle evlilik,boşanma gibi konularda kadınların ikinci planda olduğu bu konularda onlara pek söz hakkı verilmediğini düşünürdüm. Algılarım genellikle bu yöndeydi, kitapta okuduğum bazı bölümler beni bu konuda epeyce şaşırttı. Mesela kitapta geçen örneklerden biri Sahra nahiyesinin Karahüyük köyünde yaşayan Aişe ismindeki ergin kız söz konusu dönemde kendi rızası olmadan evlilik akdi gerçekleştirildiği için mahkemeye müracaat ederek nikahı geçersiz olarak tespit ettirmiş ve istediği ile evlenme izni almıştır. Aynı dönemde batıda kadının bu yetkileri yokken Osmanlı döneminde kadının hem nafaka hem de istemediği kişiyle evliliği reddetme ya da istediği kişiyle evlenme gibi hakları olması Osmanlı medeniyetini ne kadar gelişmiş olduğunu gösteriyor ve yine mehir meselesinde dikkatimi çeken aynı dönemde Fransa'da karı ya da