Ama bugün, evrimci evren görüşümüzde, bir Yaradana ya da Düzenleyiciye hiç yer yoktur; ve varolan alemin dışında bırakılmış bir Yüce Varlıktan söz etmek, terimlerdeki bir çelişkiyi dolaylı olarak göstermektedir, ve bana öyle geliyor ki, bu, dindar kimselerin
duygularını yok yere aşağsamaktır.
Başta katledilenler olmak üzere özgür, eşit ve adil bir dünyanın yaratılabileceği umuduyla THKP-C’nin örgütlenmesinde ve mücadelesinde emeği geçen yoldaşlarımıza…

Bir liderin görevi genellikle insanların tutum ve davranislarini değiştirmektir. İşte bazı öneriler: Birinci prensip; konuşmaya içten bir övgü ve iltifatla başlayın. İkinci prensip; insanlara hatalarını dolaylı yollardan anlatarak gösterin. Üçüncü prensip; karşınızdaki insanı eleştirmeden önce kendi hatalarınızdan söz edin. Yani iğneyi kendinize, çuvaldızı başkasına batırın. Dördüncü prensip emir vermek yerine sorular sorun. Beşinci prensip; gerçek bir liderseniz, kimsenin hatasını yüzüne vurmayın. Altıncı prensip; en küçük bir gelişmeyi bile övün. Beğenilerinize içten, övgülerinizde cömert olun. Yedinci prensip; karşınızdaki kişiye korumak isteyeceği bir özellik yakıştırın. Sekizinci prensip; insanları yüreklendirin, hataların kolayca düzeltilebilecek gibi görünmesini sağlayın. Dokuzuncu prensip; insanların isteklerinizi seve seve yerine getirmelerini sağlayın.