Sosyalist mücadelenin bir aktörü olan Niyazi Usta’yı konu alan bu kitap, okuyucuya kapsamlı bir teorik çerçeve ya da derin bir siyasal tahlil sunmuyor. Kitapta, Niyazi Usta’nın erken yaşamı ve devrimci mücadeleye adım atışı aktarılırken, devamında çoğunlukla çeşitli kişilerin anlattığı anılar ve esprili diyaloglar yer alıyor. Bu anlatılar, Niyazi Usta’nın halk arasında bilinen neşeli, hazırcevap ve mizahi yönünü ön plana çıkarıyor. Devrimci mücadele, sosyalist teori ya da politik hat üzerine derinlikli bir içerik arayan okuyucular için kitap tatmin edici değil. Niyazi Usta’nın bazı düşüncelerini diyalogların arasından sezebiliyoruz; fakat tüm kitap sanki daha çok onun “esprili dili”ni aktarmak üzere kaleme alınmış izlenimi veriyor. Kapakta yer alan “Bir Kürt Devrimcisi Niyazi Usta” ifadesine karşın, kitapta da değinildiği üzere “Kürtlerin Nasreddin Hocası Niyazi Usta” tanımı belki de içeriğe daha uygun düşüyor. Niyazi Usta’nın devrimci duruşu, mücadelesi ve politik çizgisine elbette saygımız sonsuz; ancak bu eser onun bu yönünü derinlemesine ele alan, kavgasını tarihsel bağlam içinde inceleyen bir çalışma değil. Daha çok onun espri gücünü, halk arasındaki renkli kişiliğini ve çevresindeki insanlarda bıraktığı sıcak etkiyi ön plana çıkaran bir anlatı sunuyor. Kitabın en zayıf bulduğum yönü ise bazı anı ve diyalogların farklı bölümlerde tekrar tekrar karşımıza çıkması oldu. Bu tekrarlar, anlatıyı gereksiz yere uzatmak dışında pek bir katkı sağlamıyor ve okuma akışını da olumsuz etkiliyor.