Genç bir adam Elif isminde bir kız sever. Elif de ona sevdalıdır. Fakat genç adam o eski zamanların ince hastalığı olan verem e yakalanmıştır. Elif'in ailesi, bu durumu görür ve kızını onla evlendirmek istemez. "Git tedavini ol gel öyle Elif'i al " derler. Bunun üzerine genç adam çok sevdiği Elif'in aşkı için hastaneye yatar. O dönem şartları iyileşmesi imkansızdır. Öleceğini bile bile genç adam tedaviye devam ettiği için elife bir haber gönderir... " Ölüm ölüm dediğin nedir ki gülüm ben senin için yaşamayı göze almışım" der. (Aslında bu söz türkü içerisinde mevcuttur.) Elif ten cevap gelmez. Fakat zaman ilerledikçe genç adam hastalığı artar. Genç adam hastanede yattığı sürece Elife ten haber almak bir de içindeki yangını söndürmek için (yaşamın kaynağı olan) yanlız su içmek ister. Yemekten kesilir. Ancak kızın ailesi bir kez bile görmesi için Elif'i onun yanına yollamaz. Hastalığının arttığını, tabutunun bile hazır olduğunu Elif'i ne türkü içinde ağıt hâlinde yazan genç adam, hastanede yattığı sürede bu türkünün sözlerini yazıp şapkasının içine saklar. İyileşmez ve çok sevdiği Elif'in görmeden ölür. Cenazesi köyüne getirilir. Şapkasının içerisine yazdığı sözler bulunur ve ailesi tarafından bestelenmesi istenir..
Öyle büyümüş ki içimizdeki yalnızlık.
Sevilmeyi beklerken, beklemeyi sevmişiz.
Sesinde ne var biliyor musun?
Söyleyemediğim sözcükler var.
Okyanusta ölmez de insan, gider bir kaşık
Sevda da boğulur..
Cemal Süreya
Bende kaybolsan keşke
Sadece ben bilsem yerini
Tüm şehri arayıp da,
İçime bakmayı unutsa polisler…
Kıs kıs gülsem ben de
Bulamadılar işte desem
Sonra,
Sen de gülsen
Sonra…
Sonra…
Ben de, sende kaybolsam ya
Biliyor musun
Öyle güzel kaybolurum ki sende…
Sen bile bulamazsın…