122 yıl önce AFA’ya(Arjantin Futbol Federasyonu) dönüşecek kurumu kuran Alexander Watson Hutton, Arjantin’e soktuğu oyunun gündelik sohbetlere hâlâ nasıl egemen olduğunu görse herhalde şoke olurdu ama 1936’da ölmeden önce profesyonelliğin gelişini, futbolun çektiği devasa kalabalıkları ve radyo dinleyicilerini, kenti bir baştan bir başa tramvaylara asılarak geçen taraftarları görmüştü.
Ülkeyi perişan eden darbelerden ilkine de şahit olmuştu. Onlarca yıl sonra geriye dönüp bakıldığında paralellikler çok çarpıcı: 1912 tüm erkeklerin oy hakkı olmadığı son seçimlerle ve bir İngiliz asıllı kulübün son kez Arjantin şampiyonu olmasıyla dikkat çeker; 1930 da hem demokrasiye ilk ciddi darbenin vurulduğu, hem de profesyonellikten önce son şampiyonanın düzenlendiği yıl olarak göze çarpar. Aralarında ne basit, ne de doğrudan bir ilişki vardır ve ironi ile tavizlerle iç içe geçmiştir ama toplumsal değişimler politikaya olduğu kadar futbola da yansımıştı.