Şahsen ben, sanatım olmadan yaşayamam. Ancak onu her şeyin üstüne koymuş da değilim. Tam tersine, şayet ona muhtaçsam, sanatın çevremdeki insanlardan ayrı tutulamayacağından ve benim, şu an olduğum gibi onlarla bir seviyede yaşamamı sağlayacağındandır bu. Bana göre, sanatın keyfi tek başınayken sürülemez. Ortak neşe
ve acıların bir resmini sunarak olabilecek en fazla sayıda insanı coşturmak için bir araçtır sanat. Bundandır ki sanat, sanatçıyı toplumdan kopmamaya zorlar, onu en mütevazı ve evrensel hakikate tâbi kılar. Kendisini başkalarından farklı gördüğü için sanatçı olma talihini seçmiş olanlar çok geçmeden şunu fark ederler ki kendilerinin başkalarına benzediğini kabullenmedikçe ne sanatlarını ne de farklılıklarını geliştirebilirler. Sanatçı, vazgeçemeyeceği güzelliklerin
ve ayrı kalamayacağı toplumun ortasında diğer insanlara uzanan bu sonsuz gidiş gelişlerde kendini yoğurur. İşte bu yüzden, gerçek sanatçılar hiçbir şeyi küçümsemezler, yargılamak yerine anlamak zorundadırlar.
Albert Camus, 1957