Ne desem içimdeki duygular ve mülahazalar tam olarak olduğu gibi yansıyamayacak. En iyisi Şerif Hocam gibi kısa sıradan cümleler kurayım da etkili olsun.
Önsözü ayrı sonsözü apayrı...
Kitabın gelişme bölümü var lakin giriş ve sonuç bence yok ve bu harika bir şey, sürekli gelişim sürekli eğitim açık açık öğretim...
Ülkemizden Anadoludan gerçek hayatlar sahiden yaşantılar ve bizi biz yapan örneklerle dolu saf duygularla bezenmiş güçlü ve temiz hayatlar ve ona sahip insanlar...
Kitabı okuyun bir oturuşta bitirin ve bir süre oturup tabiatı izleyin ailenizle kendinizle iç dünyanızla... kitap hedefine ulaştı.
Yani ya karanlığa küfredin.
Ya da güneşe yürüyün.
Karar sizin dostlarım.
Bu kitabı okuduğunuza göre hangi taraftan olduğunuzu tahmin edebiliyorum; ama karar sizin!..
Hadi uçun bakalım şimdi; anneniz, babanız size terlik pabuç alacak!
Hayatınızdaki tüm engeller beyninizdedir.
O engeller ve olumsuz düşünce beyninizde olduğu sürece, kolunuz olmuş, bacağınız olmuş, hatta yüksek kapasiteli bir beyniniz olmuş, hiç önemi yok.
Simâsı dedem, ruhu ben, nahifliği sesinin tınısı, tasavvufu yaşayışı aktarışındaki letafet ve karkaterindeki mükemmel nezaket .. Sadettin Hocam, "bu çağın insanıyım ben tam olarak çağımızın benden beklediği ve benim ona aktaracağım katacağım şeyler var mutlaka" diyor. İç huzuru yakalamanın elzemliği, bu asrın sorunları ve çözüm yolları, özümüze dönmenin acilliği gerekliliği ve elbette güzel sonuçlarından dem vuruyor. Yaşıyorken bu eserin sayfalarında bize de yaşatıyor. Enfes bir başyapıt daha Sadettin Ökten Hocamdan.