Nigâr birden, "haberinde olmadan" sevilmek isteyişinin, yaşayışı içinde hep bunu aradığının nedenini seçti. Suçtan kaçıyordu. Toplumun yasağına uyuyordu böylece. Ayıp olana kendisi değil, bir başkası onun haberi olmadan sıvanmalıydı ki, o her vakit toplumun koyduğu kurallara uyan temiz bir yurttaş, bir namuslu kadın olarak kalabilsin! İşin alçaklığını nasıl da çakmadan bu kurala boyun eğdiğini, benimsediğini bu hastalığı, dehşetle sezinledi. Salt kendine özgü bir sayrılık da değildi bu. Cinslerinin yazgısı olan yaygın bir illetti. Tutulan, sevilen, edebi değeri olan, bütün bir toplumca savunulan bir illet.
"Edebiyata bir övgü gibi geçiriliyordu bu illet. Yoksa neden, bugün bile kadının cinsel isteklerine kılıf geçirmiş, onun kendisini ancak ilaçla uyuşturularak ya da zorla, haberinde yokken verdiğini, ırzına geçirilerek sahip olunduğunu anlatan o düzmece edebiyat, insanın değişmesine ket vuran o çağdışı yazar, hâlâ etkinliğini sürdürsündü?"
"Kadının da bir "orası" olduğunu, onun da istediğini, bile bile yaptığını, yapması gerektiğini saklayan, bundan utanan bir düşünce buyurgandı. Çayına uyku hapı atılan kadınlık organı temize çıkıyordu, bu organın hapsız isteğini yasaklıyor ya da rafa kaldırıyordu yazar. Oysa hapsız da olsa kadınlık ve erkeklik istek doluydu. Baskı ve çaresizlik içinde doyum aramakta, yolunu şaşırmaktaydı."
Nigâr birden, "haberinde olmadan" sevilmek isteyişinin, yaşayışı içinde hep bunu aradığının nedenini seçti. Suçtan kaçıyordu. Toplumun yasağına uyuyordu böylece. Ayıp olana kendisi değil, bir başkası onun haberi olmadan sıvanmalıydı ki, o her vakit toplumun koyduğu kurallara uyan temiz bir yurttaş, bir namuslu kadın olarak kalabilsin! İşin alçaklığını nasıl da çakmadan bu kurala boyun eğdiğini, benimsediğini bu hastalığı, dehşetle sezinledi. Salt kendine özgü bir sayrılık da değildi bu. Cinslerinin yazgısı olan yaygın bir illetti. Tutulan, sevilen, edebi değeri olan, bütün bir toplumca savunulan bir illet.
"Edebiyata bir övgü gibi geçiriliyordu bu illet. Yoksa neden, bugün bile kadının cinsel isteklerine kılıf geçirmiş, onun kendisini ancak ilaçla uyuşturularak ya da zorla, haberinde yokken verdiğini, ırzına geçirilerek sahip olunduğunu anlatan o düzmece edebiyat, insanın değişmesine ket vuran o çağdışı yazar, hâlâ etkinliğini sürdürsündü?"
Bir gün de "Biliyor musun" dediydi, "banyo yaptığımda, yıkandıktan, temizlendikten sonra bir daha köpürtüyorum kendimi, göğsümü, kollarımı, omuzlarımı bir kez daha yıkıyorum." "Neden o?" "Çünkü bir gün, bana, hiç ummadığım bir gün çıkıp geleceğini, beni bulacağını, al götür beni, diyeceğini, bir yere gideceğimizi, başını göğsüme dayayıp yanıma uzanacağını düşünüyorum. Asıl istediğim kadınla birlikte olursam dünyam değişecek gibi geliyor bana, sanki kendimi yenileyebileceğim!"
"Sarsıldıydı Nigâr. Yalansız bir insan bu, bin kez öyle, dediydi. Herkese benzemeyen gerçekçi bir insan, içten, utanmasa öpüp saracaktı Suret'i, ağlayacaktı hüngür hüngür."