Alperen Bayraktar

Alperen Bayraktar
27 okur puanı
Ocak 2020 tarihinde katıldı
8/10
·622 syf.··
2025 3. kitabı
·
50 günde okudu
·
Okunma: 22 Eylül 2025 08:36
Yazar İvan Gonçarov kitabında, karakterler üzerinden 19 yy. Rusya' sını betimliyor. Kitapta atalarından kalan topraklarda emri altında çalışan köylülerin emekleri sayesinde kazanç sağlayan toprak sahibi Oblomov'un yaşadıkları üzerinden o dönem Rus insanının tipolojisini ve hayata bakışını gözlemliyoruz. Okuyucunun zaman zaman kızdığı, çoğu zamanda acıdığı Oblomov kitapta, her insanda olan tembellik, üşengeçlik, hareketsizlik hastalığının ifrat ölçeğinde dışa vurulmuş halini temsil ediyor. Kitapta okuyucuya Oblomov üzerinden, insana bahşedilen tüm imkanlara, ayağına gelen fırsatlara rağmen tembellik ve üşengeçlikle hareket edildiğinde karşılaşabilecek ortam gösterilirken, Stoltz üzerinden ise, hayata çok imkanlara sahip olmadan başlayan bir insanın hayatının çalışma, azim ve fırsatları zamanında değerlendirmekle nasıl değişebileceğini gözler önüne serilmektedir. Klasik okumayı özlediğimi sayesinde fark etmiş olduğum bu kitap sadece bir roman değil aynı zamanda bir kişisel gelişim kitabı. Sonraki bölümü için merak uyandıran, heyecanlı, zaman zaman gergin bir okuma sunan bu kitap, hacimli yapısına rağmen okuyucuyu sıkmadan kendisine bağlıyor. Son dönemde okuduğum kitaplar arasında elimden bırakmamacasına çok zevk aldıklarımdan biri oldu diyebilirim.
Oblomovİvan Gonçarov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,8bin okunma
Reklam
6/10
·304 syf.··
2025 1. kitabı
·
42 günde okudu
·
Okunma: 29 Haziran 2025 20:26
Tanrıyı Hatırlamak kitabında, Batı dünyasında yetişip İslam'ı tanıyan ve İslam'la şeref bulan yazar Hasan Gai Eaton'ın kaleminden İslam ve Batı'nın düşünce farklılıklarını müşahede ediyoruz. Yazar, insanın varlık amacı, aile, kadın, erkek, şehir vb. konular üzerinden modern (!) Batı düşüncesiyle geleneksel İslam düşüncesi arasındaki farklı bakış açılarını analiz ediyor. Bu analizler sayesinde Batı'yı ve İslam dünyasını birbirinden ayıran sınırları ve Batı'nın karşısına yerleştirilen müslüman imajı dolayısıyla oluşan algıları gözlemleyebiliyoruz. Yazarın İslam ve Batı düşünce sistemlerini bizzat yaşayan bir birey olarak analizlerde bulunması takdir edilmesi gereken bir durum olmakla birlikte bazı konulardaki aşırı felsefik söylemleri ve yetersiz kalan karşılaştırmaları okuyucuyu kitaptan uzaklaştırabiliyor. Bundan dolayı kendi adıma beklentimi karşılamayan bir okuma oldu diyebilirim.
Tanrı'yı HatırlamakGai Eaton · İnsan Yayınları · 2021180 okunma
9/10
·280 syf.··
2025 2. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 27 Temmuz 2025 10:09
İnsanın temel acıları üçlemesinin ikinci kitabı olan "Giderken Bana Bir Şeyler Söyle" de yazar Mustafa Ulusoy, ayrılık ve ölüm üzerine insanın yaşadığı maddi-manevi kırılmaları gözler önüne seriyor. Yazar, yaşanan kırılmaların temelinde, dünyanın ve insanın sonlu olduğundan habersiz insanoğlunun, Yaratıcı dan bağımsız şekilde kendi narsist benliğini ön planda tutup, hayatın kendisine verilen bir şeyden daha ziyade kendisine ait bir şey olduğunu düşünmesinden kaynaklandığını söylüyor. Ayrılık ve ölümden kaynaklı acıların faturasını Yaradan'a kesen insanoğlu, bu davranışıyla kendisini kasvete boğan olaylara karşı tek tesellinin teslimiyet olması gerektiğini es geçiyor. Yazar kitabında, insanoğlunun, ölümü hayatının son deminde değil, hayatının her anında düşünüp meleklerden üstün kılınan özellikleri sayesinde varoluşsal işe yaramayı gösteriyor. Mustafa Ulusoy bu kitabında da diğer kitaplarında olduğu gibi hikaye tadında, okuyucuyu sıkmadan, insanın manevi hastalıklarına yönelik tespitler ve çözümler sunuyor. Bu kitabı diğerlerinden ayıran özellik ise ölüm ve ayrılık gibi insanın duymak dahi istemeyeceği konulara dair bakış açısının nasıl olması gerektiğini okuyucuyu yormadan, korkutmadan, incitmeden yalın bir üslupla anlatıyor. İnsanoğlunun ölüm ve ayrılık kaygısıyla her an karşılaşma durumu olduğundan dolayı, böyle bir durumla karşılaşıldığında baş edebilmek ve o âna hazırlıklı olabilmek adına kesinlikle okunması gereken bir kitap.
Giderken Bana Bir Şeyler SöyleMustafa Ulusoy · Kapı Yayınları · 20162,076 okunma
7/10
·300 syf.··
2024 5. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 29 Ekim 2024 00:00
Kitap, Aliya İzzetbegoviç’in 1990-1995 yılları arasında çeşitli resmi ortamlarda yapmış olduğu hitaplarından oluşuyor. Bu söylemlerle Bosna savaşının öncesinde savaşın ayak seslerine ve sonrasında yaşanan katliamda ki mazlumların çığlıklarına tanık oluyorsunuz. Dönemin en önemli aktörlerinden biri olan Aliya İzzetbegoviç’i bu kitabında diğer kitaplarından farklı olarak “Bilge Kral” özelliğinden daha ziyade sahada bir aksiyon adamı, milleti ve dini için hiçbir mücadeleden kaçmayıp yaşananları tüm gerçekliğiyle dünyanın gözüne sokarcasına anlatan bir hatip, söyledikleriyle uyguladıkları arasında fark olmayan bir siyasetçi olarak görüyoruz. Tarih kitabı olmamasına rağmen, kitapta Bosna savaşının öncesi ve sonrasıyla bir dönemin tanıklığını yapıp, genelde Bosnalıların özelde ise Aliya İzzetbegoviç’in takdire şayan mücadelesini müşahede ediyorsunuz.
Köle OlmayacağızAliya İzzetbegoviç · Ketebe Yayınları · 2021848 okunma
7/10
·450 syf.··
2024 3. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 06 Ekim 2024 09:13
Kitap, yaratıcıya küskün Avrupa insanının dine alternatif olarak geliştirdiği psikoloji biliminin Freud, Jung vb. babaların söylemleri bağlamında günümüze değin gelişim ve değişim sürecini ele alarak başlıyor. Mustafa Merter, Batı dünyasına yön veren psikoloji binasının ve yeni oluşan kendini aşırı önemseyen enaniyet odaklı insan modelinin temelinde Aydınlanmayla birlikte ortaya çıkan ruhsal sorunları ruhu dışlayıp akılla çözmeye çalışan, maneviyatı dışlayıp bilinç dışıyla çözmeye çalışan sorunsalın yattığını gözler önüne seriyor. Kitabın ana düşüncesi olarak; manevi iç alemlerden habersiz modern psikoterapi ekollerinin ortak yanının nefsin alt katmanlarına ışık tutarak insanoğlunun narsistik gelişimine zemin hazırladıklarını savunurken, kurtuluşun İslam ve tasavvuftan ilham alan psikolojinin maneviyatla uzlaşması neticesinde yaşanabileceği belirtiliyor. Yazar, yaşanacak bu değişim sonucunda psikolojinin, kendisine inanmayan, potansiyelini ve gelişim sırrını bilmeyen insana kendi muazzamlığını ve ahseni takvim olarak yaratıldığını bir ayna gibi gösterip hayat yolcusu insana nefsin çok katmanlı yapısında ki yukarıya doğru çıkış serüveninde kendi kendini bulması ve nefsini bilmesi için destek olacağını söylüyor. Yazarı kitapta üstünde durduğu konular ve düşünce yapısı bağlamında taktir etsem de okuyucunun daha fazla fayda sağlaması adına tasavvuf ve psikoloji alanlarında bilgi sahibi gerektiğini düşünüyorum. Özellikle ilgili konulardaki terim yoğunluğundan kaynaklı bazı bölümlerde okuyucu konudan kopabiliyor. Genel okuyucu kitlesi için bilgi sahibi olmak adına okunabilecek bir kitap olarak görsem de özellikle psikoterapi alanına merakı olan ve bunu meslek olarak yapanlara kesinlikle tavsiye ederken bu kitabı mutlaka okumaları gerektiğine inanıyorum.
Dokuz Yüz Katlı İnsanMustafa Merter · Kaknüs Yayınları · 20071,375 okunma
Reklam