Sanırım diğer kitabından sonra bu kitabını daha sevdim ve klişeleri kullanarak kendince bazı klişelerin yıkılmasını sağlama çabasını da ayrıca sevdim. Nora ile bağ kurdum diyebilirim. Onun gibi kitap seven ve doğayı sevsem de, şehirden vazgeçmeyen biriyim ve ayaklarının üzerinde duran, bir erkeğe pek de ihtiyaç duymayan biri olması harikaydı. Charlie de normal biriydi. Sanırım biraz normal hayat hikayesi okumak iyi geldi diyebilirim ama yazdığım bir şeyin editör Nora ya da Charlie tarafından okunup bana geri dönüş yapılmasını isterdim açıkçası. Bir günde bitti. Hem İngilizce dinleyip hem de bazı yerleir Türkçe okuyunca böyle oluyor sanırım. Acaba en uzun okuduğum kitap mı oluyor şu zamana kadar ve galiba bir günde 300-400 sayfalık kitaplar okuma dönemine girdik gibi. Devam ettirebilir miyim şüpheli ama okuyun ya da dinleyin. Güzel kitap bence. Kitapta en sevdiğim alıntı ile bitiyorum.
"Biliyorum," dedi. "Seni bir kitap gibi okuyabiliyorum."
Kitap KurtlarıEmily Henry · Epsilon Yayınevi · 20231,177 okunma
"Bak," dedi "ne zaman burada olsam, duvarlar üst ü me üstüme geliyor gibi hissediyorum. Ailemi seviyorum, gerçekten. Ama on beş yılımı mümkün olduğunca buradan uzakta geçirdim çünkü bir yere uyum sağlayamadığını hissettiğinde daha da yalnızlaşıyorsun. Bu dükkanı işletmeyi hiç istemedim. Bu kasabada yaşamayı hiç istemedim. Ve ne zaman burada olsam düşündüğüm tek şey bu. Öyle boğuyor ki beni, hiçbir yere sığamadığımı hissediyorum. Beni boğan onlar değil ama. Buradayken nasıl kendim olacağımı bilmediğimden. Kim olmam gerektiği ya da onların istediği gibi biri olamadığım konusunda kafamı kurcalayan onca şey olduğu için. Ama sonra sen çıkageldin."