"Bay Smithson,geçenlerde Bay Ruskin'in bir sözü dikkatimi çekti.Bir idrak tutarsızlığından söz ediyordu.Doğalın yapay tarafından,saf olanın saf olmayan tarafından bozulduğunu söylüyordu..Ben de hangi taraf olduğumu gayet iyi biliyorum."
"Onu yoksulluktan,kötü bir evdeki kötü bir işten kurtarmaya gelmişti.Silahlarını kuşanmıştı,ejderhayı öldürmeye hazırdı;halbuki genç hanım bütün kuralları bozmuştu."
"Sarah yüzünü ona doğru kaldırdı,gözlerinin belli belirsiz kımıltısıyla Charles'ın yüzünde bir şeyler arıyordu;sanki görmesi gereken bir şeyler varmış,henüz çok geç değilmiş gibi:Bildiği gerçeklerin ötesinde bir gerçek,tattığı duyguların ötesinde bir duygu,bütün tarih kavrayışının ötesinde bir tarih.Sanki dünyaları anlatabilirdi ona;ama biliyordu ki eğer Charles bu dünyaları onun söylemesine gerek kalmaksızın anlayamıyorsa..."
"Beni ayakta tutan utancım,diğer kadınlar gibi olmadığımı bilmek oldu.Hiçbir zaman bir kocam,çocuklarım olmayacak,onların o masum mutluluklarını yaşayamayacağım."
"O ilk karşılaşmadan sonra o yüzden aklında kalan,gerçekten de o yüzde olanlar değil,onun o yüzde bulmayı ummadığı şeyler oldu;çünkü,o çağda bir kadından ağır başlı,uysal ve utangaç bir görüntü sergilemesi beklenirdi."