Bir battaniyeyi birkaç hasta paylaşıyor, battaniyeyi kaldırdığımızda altından dört beş hasta çıkıyordu. Kalabalık olduğundan hastaların isimlerini bilemiyorduk. Ölen bir hastanın farkmedilmesi bazen bir iki günü buluyordu.
Enjeksiyon yapmak için yeterli iğne ucu yoktu, aynı iğne ucunu birkaç hastaya kullanırdık. İğne uçları artık küntleşmişti, yamulani düzeltip yine kullanırdık. Servislerde kaşık yoktu, tabak yoktu, tek bir kapta yemek papara yapılıyor ve hastalar elle yiyorlardi. Hastaların giysileri de yoktu ve hepsi bitlenmişti.