Tuğba Tunçkol

Tuğba Tunçkol
@Poirot

Tuğba Tunçkol

, bir kitap okudu
Puan vermedi·136 syf.·
12 günde okudu
·
2025 26. kitabı
Ülkü Demiray
8.2/10 · 1.969 okunma
Reklam
“İnsanın kalbi ne nâçiz bir çocuk oyuncağı ve aynı zamanda ne kadar müthiş bir uçurumdur. Bazen bir büyük keder içinde dünyanın hiçbir saadeti, hiçbir zevki, hiçbir neşesi bizi teselliye kâdir değildir; bazen yine aynı derecede bir keder içinde bir hiç, bir söz, bir bakış, bir hareket, bir tebessüm kurtulmamıza değilse bile sabır ve tahammülümüze medar olabilir.”
İnsan bozuldu mu, bunun çaresi yoktur.
-Oğlum Behçet, sen bir medeniyetin iflası nedir, bilir misin, dedi. İnsan bozulur, insan kalmaz; bir medeniyet insanı yapan manevi kıymetler manzumesidir. Anlıyor musun şimdi derdin büyüklüğünü?… Cahilsin; okur, öğrenirsin. Gerisin; ilerlersin. Adam yok; yetiştirirsin, günün birinde meydana çıkıverir. Paran yok; kazanırsın. Her şeyin bir çaresi vardır. Fakat insan bozuldu mu, bunun çaresi yoktur.
Sayfa 93 - Dergâh·Kitabı okudu
Ah, eski İstanbul: İçten içe kaynaşan hayatıyla durmadan çarpışan ihtirasları ile, kin ve sevgileri ile, birdenbire coşan nefretleriyle, kaynayan sular gibi içten dönen ve derinleşen dolaplarıyla, daima kızdırılmış bir kaplan gibi atılmaya, parçalamaya hazır ocaklarıyla, tekkeleriyle, esnafıyla, o kadar parça parça, dağınık göründüğü halde istediği gün, sokakta, çarşıda, meydanda birdenbire birleşen, acayip ve korkunç bir mahluk gibi halka halka büyüyen, genişleyen, okyanuslar gibi homurdanan, önüne çıkan herşeyi yakıp yıkan, devirip altüst eden, kadını erkeğini tamamlayan halkıyla her türlü canlılığın üstünde canlı şehir.