Deli kimdir?
Deli nedir?
İnsan neden deli olur?
Sadece insan mı deli olur?
Amansız ve ağır bir çok soru..
Kitabı okumaya başladığınız gibi karamsar ve boğuk bir hava etrafınızı sarmaya başlıyor.
Kitap 21 öyküden oluşmaktadır. İçindekilerin hepsi kadın. Ve bu kadınların hepsi deli. Hepsinin başına gelen olaylar ve onların içsel yapısı.
Kitap son derece ağır. Hem dil yapısı Hem kullanılan görseller hemde içeriği..
Kitapta insan neden deli olur sorusu üzerine yola çıkan yazar, her hikayesinde bu konuyla ilgili olarak piskolojik unsurlarında içerisinde yer aldığı bazı önemli konulara değiniyor. İnsanı asıl meraka iten soru peki insanı ne delirtir? Sorusudur. İnsanı ya yaşadığı, ya da yaşayamadığı delirtir.
Kitap ağır olduğu için herkese tavsiye etmiyorum. Dili ve içeriği yer yer anlaşılamaz gelebilir. Yazarın kitabın içeriğini sadece kadınlar üzerinden işlemesi bazıları açısından feminist bir düşünce gibi görünebilir. Ama öyle değil. Yazar kadınların acılarını ve yaşanmışlıklarını sadece kadınlara değil tüm okuyucularına "deli" kavramı üzerinden anlatmaya çalışmaktadır.
Neden bunca kadın deliriyor? Başkasının acısını duyamıyor muyuz? Bunca acı ve ıstırap insanı neye itiyor? Üzüntü kadını ne hale getiriyor? Bu soruları deliren kadın yaşanmışlıkları üzerinden bazen mübalağa gibi gelebilecek cümlelerle bizlere aktarıyor.
Bence insan büyüdükçe delirir. Hayatın bize çizdiği çerçeve bizi deliliğe iter. Bunca bilinmez ve anlaşılması güç durumlar içinde aklı başında yaşamak deliliktir.
İyi okumalar
Rabarba:
Boşluğu dolduran gürültü.
Tamda kitabın adından anlaşıldığı gibi hayatın hengamesi içinde herkesin oluşturduğu bu kalabalık ve amansız uğultular ve manasız gelen sesler..
Kitap 10 öyküden oluşmaktadır. Bireyin yaşanmışlıklar içinde yaşadığı yalnızlığı, çaresizliği, kaybolmuşluğu, içsel hesaplaşmalarını, kendini sorgulamasını, depresif ve melankolik ruh halini okuyoruz. Yazarımız bunları bize genç bir erkeğin dünyasından yansıtıyor. Yani genç bir erkeğin dünyasına konuk oluyoruz.
Geçmiş, gelecek ve şimdiki zaman bir arada yer alıyor. İçsel ve karşılıklı konuşmalar ağırlıkta. Betimsel ve analize dair cümlelerin varlığı insanı büyülüyor.
Yaşantılar insanı var eder. Yazar son derece ince ve sık düşünerek kalemini tamda bu doğrultuda kullanmış.
İnsanın duvarlar ve sokaklar arasında yaşadığı varoluşsal sancılar.. Yaşadığı ve söyleyemediği o kelimeler..
Kitabı okurken kendimi bulduğum o muazzam ve ağır cümleler.. Çok şey söylemek gerek bazen ama kendini kendin bile çözememişken yaşanılan o tüm anlardaki acı ifadesizlik..
Kendini bulmak isteyen herkesin okumasını öneririm.
İyi okumalar
RabarbaKasım Hasan Ünal · Hayykitap Yayınları · 202186 okunma