Mandalinavesiir

Mandalinavesiir
@Portakalkabuguu
Bileyim hangi suyun sakasıyım yarabbelalemin
Konuşan insan öyle kolay kolay dertten ölmez. Bir insan konuşmadı da içine gömüldü müydü, sonu felakettir.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bu kadar felaketin bir arada, bir insanın başına nasıl gelebileceğine şaştı.
Neden olursa olsun, bazan kendisinden, insanlardan, arka­daşlarından, her şeyden ürküyordu. Ama içinden geçen hiçbir şeyi, hiç kimseye belli etmiyordu.
Mahpusaneye ilk giren insan şaşırmıştır. Dünyadan apayrı düşmüş gibi olur. Sanki başka bir dünyadadır. Uçsuz bucaksız bir ormanda kaybolmuştur. Ondan da beter. Topraktan, evden barktan, dosttan, sevgiliden, her şeyden bütün bağlarını kopar­mışçasına uzaktır. Bir derin, ıpıssız boşlukta döner. Sonra başka bir hali daha vardır yeni mahpusun, taşı toprağı, duvarı, o azı­cık görünen gökyüzünü, kapıyı, demir parmaklıklı pencereleri bile düşman sayar kendisine.
Bütün canı, hayatiyeti, kini, sevgisi, korkusu, gü cü kocaman gözlerine toplanmış. Gözlerin­de arada bir, iğne ucu gibi bir pırıltı yanar söner. Keskin , batan bir pırıltıdır bu! Bu pırıltıdan korkulur. Korkunçtur. Parçalama­ya, atılmaya hazırlanmış kaplanın gözlerinde de aynı pırıltı ya­nar söner mutlak. Bu nereden gelir? Belki yaratılıştadır. En doğ­rusu, çekilen işkencede, dertte, beladadır. Memedin gözlerine bu pırıltı, son bir yıl içinde gelip yerleşmiştir. Ondan önce Me­medin çocuk gözleri bir hayranlık, bir sevinç içinde parlardı.