Sevgili çocuğum dedi, şehir dışında herkes iyi olur. Orada insanı yoldan çıkaran hiçbir şey yoktur ki. Şehir dışında yaşayan insanların medeni olmamasının sebebi de budur. Medeniyet elde edilmesi kolay bir şey değildir. Ulaşmanın iki yolu vardır; biri kültürlü olmak, diğeri ahlaki açıdan yozlaşmış olmak. Şehir dışında yaşayanlar bunların ikisinel de fırsat bulamadıkları için atıllaşıp yosun tutarlar.
- Bilmek felâket getirir. İnsanı cezbeden belirsizliktir. Sis bulutu çökünce her şey daha bir güzelleşir.
- İnsan siste yönünü de şaşırabilir.
- Tüm yollar eninde sonunda aynı yere varır sevgili Gladys.
- Neresiymiş orası?
- Hayal kırıklığı.
Yaradılışının doğası da o hayran olunası sakinliğine gölge düşüren bu abartılı acı çekme haline isyan etmişti. İncelikli ve karmaşık bir kişiliğe sahip olanlar böyledir. Güçlü tutkuları ya başkalarını yaralar ya da boyun eğer. Ya gidip adamın birini öldürürler ya da kendilerini. Sığ acılar ve sığ aşklar uzun ömürlüdür. Büyük aşklar ve büyük acılarsa kendi servetinin kurbanı olur.
Fakat belki de gecenin bu vaktinde ondan intikam alan ceza olsun diye korkunç gölgeleri üzerine salan yalnızca kendi hayalgücüydü. Gerçek hayat kaostan ibaretti fakat hayal dünyasının kendi içinde ürkütücü bir tutarlılığı vardı. İşlenen günahın ardından vicdan azabının gelmesine sebep olan şey de hayalgücüydü. Her suçun ucube yavrular doğurmasının sebebi de hayalgücüydü. Gerçeklerin dünyasında kötülerin cezalandırılıp iyilerin ödüllendirildiği falan yoktu. Başarı güçlüye veriliyor, yenilgi zayıfın eline tutuşturuluyordu. Hepsi buydu.