Zira tarih, taarruz eden tarafın kendi cephesinden herhangi bir des-tek almazken, tahkim edilmiş sınır bölgesini destekleyen düşmana karşı, sadece eşiti kadar kuvvetle cephe taarruzunu gerçekleştirecek bir plana zerre kadar haklılık payı tanımaz.
Fransızlar yiğitliğin kurşun geçirmez oldu-ğunu düşündüler. Napolyon'un çok alıntı yapılan, "Moral, maddi koşullardan üç kat daha önemlidir," sözünün burada anlatacağı çok şey var. Bu, askerlerin moral ile maddi koşulların ayrı ayrı unsurlar olduğunu düşünmelerine yol açmıştır, oysa her zaman biri diğerine bağlıdır. Cesaret olmadan silahlar bir işe yaramaz-lar, ancak aynı zamanda yeterli silahı olmayan en cesur birliklerde kendilerini ve morallerini koruyamazlar. Askerler silahlarına olan güveni kaybedince cesaret çok geçmeden tükenir.
Sonuç felaketti.
Çok azimli olmak silahlardaki mutlak eksikliği telafi edemezdi ve fark edildiğinde ikinci unsur (teçhizat, silah, cephane) kaçınılmaz olarak birinciyi (moral) etkileyecekti.
Askeri stratejinin barışta savaşı kazanmakta ne kadar maharetli olduğu; savaşta ise zafer kazanmakta ne kadar aciz olduğu, çok geçmeden ortaya çıkacaktı.