Kendi hirasını arayan biri
De ki: “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?(Zümer-9)
Ben bir taşralı tecessüsüyle sürüklendiğim o gürültülü dünyadan, kitapların âsude inzivasına iltica ettim.
Cemil Meriç
Huşu bütüncül bir istikametin anahtarı ve bedenin diğer azaları için hidayet kapısıdır. Nitekim İmam Cüneyd şöyle derken bunu izah etmiştir: "Huşu, bütün gaybları bilen zat için kalplerin boyun eğmesidir. Çünkü kalp bedenin hükümdarıdır. Kalp huşuya erdiğinde kulak, göz, yüz ve sair azalar ve bunlardan neşet eden şeyler de hatta kelam da huşuya erer."
Huşu, sıvışıp kaçmasın diye kalbin karışıklıklarını ve iltifatlarını kontrol altına almayı sağlayacak daimi bir ruhsal uyanıklıktır. Sapmasın diye kalbin kuşku ve vesveselerinden zekice sakınmak, eğrilip üzerini kasvet ve ölüm kaplamasın diye kalbin yanılgı ve gafletlerine karşı tedbir almaktır.
Huşu, ilimlerin en faydalısı ve yücesidir. Çünkü o kalbin haşyetine zorunlu olarak gerektirmektedir. Allah Resulü (sallal- lahu aleyhi ve sellem) fayda sağlamayan ilimden, huşu duymayan kalpten ve işitilmeyen duadan Allah'a sığınırdı. 10 Çünkü huşu duymayan kalbin ilmi fayda vermez, duası işitilmez.
Huşu bütüncül bir istikametin anahtarı ve bedenin diğer azaları için hidayet kapısıdır. Nitekim İmam Cüneyd şöyle derken bunu izah etmiştir: "Huşu, bütün gaybları bilen zat için kalplerin boyun eğmesidir. Çünkü kalp bedenin hükümdarıdır. Kalp huşuya erdiğinde kulak, göz, yüz ve sair azalar ve
bunlardan neşet eden şeyler de hatta kelam da huşuya erer."
Ömer b. Hattâb (radiyallahu anhu) kendi zamanındaki insanları bu şekilde niteleyerek "Hacı az, kervan çoktur" demiştir. Bizim zamanımızdaki insanların durumu peki nasıldır? Öyle bir zamandayız ki takva zayıflamış, huşu azalmıştır.
Ebû Derdâ (radiyallahu anhu) şöyle derdi: "Kalbi boş bir şekilde namaza başlamak için kişinin namaza başlamadan önce ihtiyaçlarını halletmesi o kişinin dinde derin anlayış
sahibi olduğunu gösterir."