Hüsna

Hüsna
Vakit varken tomurcukları topla. Zaman hala uçup gidiyor ve bugün gülümseyen bu çiçek, yarın ölüyor olabilir..
46 okur puanı
Ekim 2018 tarihinde katıldı
8/10
·520 syf.·
2020 1. kitabı
" Kesin olan tek şey vardı: Morse ailesi Martin'in kendisi için veya eserleri için istiyor değildi. Kendisi ve eserleri için istemiyorsa, o zaman şöhreti için, tanïnmış olduğu için ve bir de yüz bin dolari parası olduğu için istiyor olmalıydı. Burjuva toplumu insanın değerini böyle ölçüyordu: Martin Eden de kim oluyordu ki başka türlü muamele beklesin? " Kendisinden yüksek bir sosyal sınıfa sahip Ruth' a olan aşkıyla hayatı ve hayat anlayışı değişen Martin'in yazar olma çabasını konu alan ve sonu hüzünle biten bir Jack London eseri. Keskin bir sınıf ayrımına değinen eserde ilk zamanlar Martin bu üst sınıfa hayranlıkla bakarken sonrasında insan üstü azmi ve bilgiye aç oluşuyla kendisindeki gelişimi katlayıp arttırarak, öz benliğindeki kapasitenin farkına varır ve malesef bir zamanlar büyülü gözüken o burjuva kesimin iç yüzünün kirliliği gün yüzüne çıkmış olur. Kimse tarafından anlaşılmayan, özellikle çok sevdiği Ruth tarafından başarısına inanılmayan, Bilginin sonsuzluğuna ilerledikçe tükenen bir cevher Martin Eden... Bilginin sonsuzluğunda herzaman huzurla, kaybolmadan gezmek umidiyle..
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025134,7bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·125 syf.·
2019 7. kitabı
- Başka birisine " Seni seviyorum " diyebilirsem, "Sende herkesi seviyorum, seninle bütün evreni seviyorum, sende kendimi seviyorum" diyebilmem gerekir. Kitapta geçen çok güzel bir alıntı ile başlamak istedim incelememe. Bizzlere hediye edilip, kalplerimize yerleştirilmiş en güzel duygu belki de sevmek. Peki biz bize verilen bu duyguyu ne kadar doğru kullanıp ne kadar güzel hissedebiliyoruz? Yazarın kendisininde söylediği gibi; sevginin belli bir olgunluğa erişilmeden herkesin rastgele ve doğru bir biçimde tadacağı bir olgu olmadığı üzerine çok manidar yerlere değinerek bunu dile getirmiştir. Kardeş sevgisi, anne sevgisi, cinsel sevgi ,kendini sevme ve tanrı sevgisi olmak üzere beş temel başlıkta Erich Fromm' un yalın bir anlatımla kaleme aldığı bu eserle herbirimizin dilinde, kalbinde olan sevgi kelimesinin nasılda bilinmediğini yada eksik bilindiğinin farkına varmamızı sağlıyor. Neredeyse tüm sayfalarında altını çizecek, tekrar tekrar okuyacak, bolca düşünecek ve kendinizden çıkarımlarda bulunacağınız bu kitabı herkesin okumasını tavsiye ederim. Önce kendinizi daha sonrasında etrafınızdakileri; bağımlı olmadan, yüreğinizin en derinlerinden, karşılıksızca sevip, sevileceğiniz bir yaşam dilerim. İyi okumalar.
Sevme SanatıErich Fromm · Payel Yayınları · 19957,7bin okunma
8/10
·112 syf.·
2019 5. kitabı
Yine Zweig ve yine bir oturuşta bitirilen kitap. İki çocuklu ve evli bir kadının sadece 24 saat tanıdığı Fransız bir erkekle tutkusuna yenik düşerek kaçtığı olay ile başlayan ve bundan etkilenen Kitabın ana karakterinin seneler sonra başına gelen benzer olayın itirafı konu alınmıştır. Kadın ruhunu ve hislerini konu alan 4. Zweig kitabım oldu. Böyle diyorum çünkü artık kitaplarını bu şekilde ayırıyorum. Bana kalırsa kendi karşı cinsini bu kadar güzel anlatıyor oluşu onun kusursuz gözlemciliğinden kaynaklı. Kitaptaki karakterin el ve yüz hareketlerini betimleyişi de gözlemlerini ne kadar derinlemesine yaptığına dair bir örnek. Her ne kadar olay örgüsü kadın üzerinden ilerliyor olsa da genç adamın kumara olan bağımlılığı, acizliği tüyler ürpertici şekilde ele alınmıştı ve bu beni hüzünlendirdi. Benim gibi psikolojik çözümlemeleri ve bu tarz romanları sevenlere şimdiden iyi okumalar. :)
Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört SaatStefan Zweig · Panama Yayıncılık · 2019150,8bin okunma
8/10
·80 syf.·
2019 4. kitabı
" Seni herkesten çok sevmiş, ama senin tarafından hiç tanınmamış olandan, hep seni beklemiş ama senin tarafından hiç çağırılmamış olandan kalan bir miras. " Karşılıksız sevginin duygu yüklü bir şekilde anlatıldığı ve benim için Stefan Zweig 'ın okuduğum beşinci kitabı. Bir çırpıda okuyup beni içine çeken bir eser oldu. Her ne kadar kısa da olsa akıllarda birçok soru işareti bıraktı. Karşılıksız, senelerce farkedilmeyi bekleyen hatta bunun için hayatının elinden kaymasına neden olan bir kadının tutkulu aşkını ve ruh halini bir erkek nasıl bilebilir, nasıl bu şekilde güzel anlatabilir? Zweig' ın eserlerini kusursuz yapan da empatisi olmalı sanırım. Kitabı bitirdikten sonra akılara iki soru geliyor ; kitapta ki kadın masumane, saf bir aşık mı? Yoksa saplantılı bir aşık mı? Aşk kavramını sorgulatan, böyle aşklar var mı dedirten ve sizi hüzünlendirecek bu eserden mahrum kalmamanızı öneriyorum.
Bilinmeyen Bir Kadının MektubuStefan Zweig · Panama Yayıncılık · 2019266,3bin okunma
8/10
·318 syf.·
2019 3. kitabı
" Titanic güvertesinde Rubaiyat! Batı 'nın gözbebeği Doğu 'nun nadide çiçeğini taşıyor! Hayyam, bize nasip olan şu güzel anı keşke kalkıp görebilseydin!" Hiçbir tarih kitabı bu kadar akıcı olamaz sanırım :). Tarih kitabı diyorum çünkü ; Ömer Hayyam ile başlayan ve her sayfasında mükemmel bir kurgu ile dolu dolu tarihi anlatan okunası, kütaphanede yerini alası bir eser. Yer yer kendinizi Ömer Hayyam 'ın ve Benjamin' in yerine koyarak adeta Semerkant ve İranı geziyorsunuz. Yüzyıllar öncesine gidip tüm olanlara dokunduğunuzu hissediyorsunuz. Heyecanla Rubaiyat 'ın yazılmasından başlayarak çeşitli ellerde dolaşmasına sanki ilk gözdenmişçesine şahit oldum. Ve Titanic 'in batmasıyla büyüleyici eser Rubaiyat 'ın okyanusun derinlikleride boğulmasına istemsizce hüzünlendim Tarih, nasıl da büyülüsün ve nasılda herşeyi yazıyorsun.. Araştırmayı, tarihi sevenler için okurken merak uyadıran bu kitapta geçen tüm olayları daha da fazla öğrenmek, ayrıntısına inmek isteyeceğinizden eminim. Benim için yeniden okunması gereken bir kitap. Kitapta Benjamin Lesage ' nin de dediği gibi ; "Kim bilir belki de yollarımız yeniden kesişir! "
SemerkantAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202574,6bin okunma