Prens Vasil

Avrupa geleneği nasıl heteroerotizmi ayrıcalıklı kılmışsa, Osmanlıların miras aldıkları gelenek de homoerotizme mūsaade etmeye ve hatta değer vermeye meyillidir. Erken modern dönemde Avrupalı erkeklerin erkek sevgilileri olması gayet sık rastlanan ve hatta doğal bir durum olmasına rağmen, kültürel senaryolandırmanın doğası gereği mesela İngilizce veya İtalyanca veya Fransızca yazılmış bir aşk şiiri muhtemelen kadın sevgili hakkında ya da onun için kaleme alınmış olacaktır. Osmanlılar için ise bunun tersi geçerlidir.
Sayfa 173·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Smith ve Alan Bray de dahil olmak üzere birçok araştırmacının belirtmis olduğu gibi, erken modern dönem İngilteresi'nin çetin cinsel kültūrünün öne çıkan unsurlarından biri arzuyu teolojinin ya da ideolojinin sınırlarına göre kısıtlamayı alenen reddetmesiydi.
Sayfa 152·Kitabı okudu
Venedik asilzadeleri çoğu kez ticaret ve diplomasi deneyimi kazanmak için İstanbul'a gönderilirdi. Görmüş olduğumuz üzere, Venedik'e 1523 ile 1538 arasında hukmeden Doç Andrea Gritti Istanbuľda yıllar geçirmiş, gayrimeşru dört çocuk sahibi olmuştu; bunlardan biri olan Alvise Gritti ise İstanbul'da zengin bir mücevher tüccarı olmuş, Sultan Süleyman'ın Çocukluk arkadaşı, gözdesi sadrazamı İbrahim Paşa'nın kültürel çevresinin müdavimleri arasına girmişti.
Sayfa 138·Kitabı okudu
Gelibolulu Mustafa Ali, Aziz-i Mısri hakkında "kadınlardan hoşlanırdı, ama zaten sadece Allah kusursuzdur" demişti.
Sayfa 60·Kitabı okudu
Gelibolulu Mustafa Ali 1581'de kaleme aldığı Nasihatu's-selatin [Sultanlara Nasihatler] adlı meşhur eserinde dönemin entelektüel çevrelerinin bu bağnazlara nasıl baktığını şöyle özetlemişti: “Sadece akıl öğreten bu tür sofuların ikiyüzlü oldukları apaçık bellidir; ayrıca bilgi düzeyleri sorulacak olsa, çoğunun ağızlarında medrese çorbasının kokusu ve dişlerinde umaret yahnisinin artıkları kalmış taşralı sofu medrese talebelerinden olduklarını ve yalnızca Arapça bir iki satır öğrendiklerini ve kürsüye çıktıklarında kendilerini bilgisizlikleriyle nasıl rezil ettiklerini herkes bilir.”
Sayfa 101·Kitabı okudu