anlatmak istemediğim çok şey gördüm, ama bir şeyi
öldürmeden önce yerine daha iyisini koyabileceğinden emin olmalısın, parklarda nefret palavraları
sıkan siyasi fırsatçılardan daha iyi bir şeyler olmalı elinizde, bir şeyin bedelini ödemek canınıza oku-
yacaksa otuz altı aylık garantiden fazlasını arayın, devrime duyulan romantik özlemin dışında bir şey
göremedim henüz, ne gerçek bir lider ne de şimdiye kadar her devrim sonrası gelen ihanetin önüne
geçebilecek bir platform, şayet birini yok edeceksem o adamın yerine karbon kopyasının gelmesini
istemem, tarihi bar helasında barbut oynayan ayyaşlar gibi harcadık, insan ırkından utanç duyuyorum,
ama bu utanca katkıda bulunmanın da bir anlamı yok. elimden gelirse utancı azaltmak isterim.
insan-sıçan değil, sıçan-
sıçan. açlıktan en son ölen, en son boğulan, en son yanan canlılardır sıçanlar; suya ve besine ilk onlar
ulaşırlar, kimsenin yardımı olmaksızın asırlardan beridir yapıyorlar bunu. sıçanlar gerçek
devrimcilerdir; yeraltının gerçek hakimleridirler ve bir tek şey için isterler kıçınızı: kemirmek için.
sizin OOOOMMMMM'larınızla da hiç ilgilenmezler.
vazgeçin demiyorum, insanlık ruhundan yanayım ben, ne demekse! ama polis ortaya çıktığında sizi
dualarınızla başbaşa bırakıp tabanları yağlayacak palavracılardan uzak durun, parklarda avazları
çıktığı kadar bağırarak sizi kahramanlığa çağıranlar mermiler vızıldamaya başladığında en önde
kaçarlar, hayatta kalıp anılarını yazmak isterle
"biliyor musun," dedi Anderson, "bazı erkekler kadınlarla ilişki yürütmekte
başarılıdırlar, ben hiç beceremedim, çok sıkıcı bir şey ilişki, bittiğinde gerçekten düzülmüş
hissedersin kendini.
"Özgürlük kurşunlanıyor. 'Öldürme' hakkı en önde gelen hak bu ülkede. Tembellik erdem olmuş.
Milliyetçilik suç. Muhafazakarlık bir tarih hatası. Tanrı otuz yaşın üstünde. Genç olmak tek din. 'Ahlak' kirli ayaklardan farksız, işe burun kıvırma moda. 'Aşk' penisilin almayı gerektiren bir hastalık.
Evde annenin yüreği kan ağlarkan bitli ve çıplak bir oğlana çiçek uzatmak'Aşk'.
Sevgi yabancılar
için, aile için değil.
"Pencerelerinde perde olan insanları severim ben, mesken tutanları değil. Paraya 'ekmek' diyen ilk
kişiye maaşı un olarak ödensin. Bana 'kötülüğü' anlamaya çalışmamın söylenmesinden usandım.
Kanarya kediyi anlamak zorunda mı?
Lanet rastlantı! Seni asla göründüğün için lanetlemedim, seni lanetliyorum çünkü kendini hiç göstermiyorsun. Ya da kendini yeniden yaratmak olmasın bu? Anlaşılmaz olmak, kısır anne olmak... Gerekliliğin özgürlüğü doğurduğu ve özgürlüğün aldanıp annesinin bağrına girdiği bu dönemden kalan tek şey mi? Lanet raslantı Sen, tek sırdaşım, benim müttefikim ve düşmanım olmaya layık olduğunu sandığım tek insan, benzersizliğine rağmen aynı olan insan, hiçbir zaman anlaşılamayan, her zaman muamma olan insan Sevgi duyan bütün ruhumla sevdiğim sen, ben ki kendimi seni örnek alarak yaratıyorum, niçin gözükmüyorsun bana? Dilenmiyorum, kendini şu ya da bu biçimde göstermen için yalvarmıyorum sana çünkü böyle bir kült, puta tapmak olur ve senin pek hoşuna gitmez. Seni savaşa kışkırtıyorum, niçin kendini göstermiyorsun? Yoksa evrenin rakkası mı durdu, senin gizemin mi çözüldü ve sen de ölümsüz sulara mı atıldın?