"Görünüşte iyi yürekli, yüce gönüllü, capcanlı bir adam, ama can sıkıyor işte. Hem de tahammül edilemeyecek derecede. Her zaman yalnızca akıllıca ve güzel sözler söyleyen, ancak aptal olduğunu hissettiğiniz insanlar gibi tıpkı."
Andrey Yefimiç, Altıncı Koğuş gibi tiksinç bir yerin bugünkü görüş ve zevklere göre, ancak orta sınıf belediye başkanı ve meclis üyelerinin yarım yamalak okuma yazma bildiği, ağızlarından içeri eritilmiş kalay dökse bile doktara gözü kapalı güvenilmesi gereken bir keşiş olarak bakıldığı, demiryolundan iki yüz verst ötede, bir kasabada var olabileceğini biliyordu.
Andrey Yefimiç lojmanına doğru yolda yürürken "Ne hoş bir delikanlı!" diye geçirdi içinden. "Burada yaşadığım süre boyunca konuşabildiğim ilk insan heralde. Hem tartışma becerisine sahip hem de gerekli olan neyse onunla ilgileniyor."
Dostoyevski ya da Voltair'in eserlerinin birinde, birisi "Eğer Tanrı olmasaydı bile insanoğlu onu icat ederdi," demiş. Şuna derinden inanıyorum ki, ölümsüzlük olmasa bile yüksek insan aklı ölümsüzlüğü er ya da geç icat edecektir.