Oğuzhan Kazancı

"Kimse konuşmadı bir müddet, kendisinden başka hiçbir şeye benzemeyen tuhaf bir sessizlik evin içinde acı acı uğuldadı durdu. Her şey kendi görüntüsünün içinde görüntüsünü bir milim bile eksiltmeden gizlice yanmış ya da her şey kendi sınırlarının dışına çıkarıldıktan sonra kocaman bir kalınlık oluşturan ince titreşimler eşliğinde yeniden eski yerine konmuş gibiydi o sırada. Ya da genişliği ve derinliği dünyanın dışına taşan ulu bir rüzgar gelip oracıkta donmuş gibiydi."
Sayfa 245·Kitabı okudu
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
"Bu sözleri duyunca duygulandım birden, ne diyeceğimi bilemeden, usulca yutkundum. İçimden kalkıp babama sarılmak geçti aslında ama yapamadım bunu, baktım sadece. O da bana baktı gözlerini hiç kırpmadan. O an birbirimize bakışlarımızla sarıldık sanki."
Sayfa 145·Kitabı okudu
"Babam da basamakların tepesinden, bizim bıraktığımız her taşa dikkate bakıyordu. Onu hayata bağlayacak köprüyü inşa ediyorduk aslında; Musa'nın rehberliğinde, dünyanın derinliklerine doğru giden, kendisi kısa anlamı uzun bir yol açıyorduk. Hiç kuşkusuz bu yol güneşe ulaştıracaktı onu, ağaçların gölgesine, otların ve çiçeklerin kokusuna, oradan oraya seken kuş cıvıltılarına, kasabanın farklı köşelerine, egzoz dumanlarına, çarşının kalabalığına, kahvelerdeki muşamba kaplı masalara, masalara bırakılacak çaylara ve bu çayların etrafında sürüp gidecek olan çeşit çeşit sohbetlere ulaştıracaktı."
Sayfa 122·Kitabı okudu